22 Mayıs’taki kurultaya kadar CHP’nin Parti Meclisi Üyesi’ydi. En önemlisi, Bursa’da parti örgütünü belirleyen ve yönlendiren kişi olarak göze çarpıyordu.
Ne var ki…
Kurultaya bir hafta kala Deniz Baykal’ın ortaya çıkan kaset nedeniyle genel başkanlığı bırakması ve aday olamaması, çok kişi gibi Ali Nihat Irkörücü’nün de tüm siyasi kaderini etkiledi.
Yeni koşullar Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP liderliğine taşırken, parti yönetimini oluşturabilme konumuna ulaşan Genel Sekreter Önder Sav ile siyaseten yakın olmadığı için bir anda Deniz Baykal’la birlikte devre dışı kalanlar arasına katıldı.
Bursa’ya dönüşünde yaşananlar nedeniyle kırgınlığı vardı, üstelik o güne kadar birlikte siyaset yaptığı, hatta omuz omuza verdiği kimi arkadaşlarına kırgındı ama konuşmadı.
Gerçi…
Yine de birlikte olduğu bir grup arkadaşı vardı ve zaman z aman onlarla bir araya gelip değerlendirmeler yapıyordu ama 6 aydır kamuoyu önüne çıkmadı, hiçbir açıklama yapmadı, kısacası konuşmadı.
İşte…
CHP’de Yıldırım İlçe Başkanlığı’ndan Parti Meclisi’ne yükselen Ali Nihat Irkörücü, 6 aylık suskunluğun ardından ilk kez CHP’deki gelişmeler nedeniyle görüşlerini açıkladı.
Doğal olarak…
Görüşlerini açıklarken bazı sıkı mesajlar da verdi.
Gündemdeki parti içi olayları değerlendirirken söze “Bu kriz yeni değil, 6 aydır devam eden bir süreçti” diye başladı ve süreci özetledi:
“Yargıtay Başsavcılığı’nın CHP Genel Merkezi’ne gönderdiği yeni tüzüğü uygulayın yazısından sonra Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hukuğun gereği olan o değişikliği yapma kararı verdi. Aslında sayın Önder Sav da bunun böyle uygulanacağını söylemişti. ‘Kurultaya gerek yok, yeni genel başkan yardımcılarını genel başkan belirler, çalışmaya devam ederiz’ demişti.”
Şöyle devam etti:
“İşte ne olduysa orada oldu. Çünkü genel başkan yardımcılıkları konusunda Sayın Kılıçdaroğlu çalışma arkadaşlarını kendi belirlemek istedi ki çok doğal hakkıdır. Sayın eski Genel Sekreter kendi vesayetinin ortadan kalkacağını görünce bu sürecin yaşanmasına sebep olan bir davranış sergiledi.”
Yorumu şu:
“Tabii, öncelikle CHP’ye gönül verenler ve beklentisi olan seçmenler açısından çok üzüntü verici tablo. Keşke böyle olmasaydı. Ama artık bu konuda yapacak başka bir şey yok dönüş söz konusu değil.”
Son gelişmeyi şöyle değerlendirdi:
“Bugün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği karar da Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK’sının, yani genel başkan yardımcılarının onaylandığı şeklinde. Bu partide yeni bir sürecin başlangıcı anlamına geliyor.”
Ardından…
Bugünün olaylarına bakarak yakın gelecekle ilgili beklentisini dile getirdi:
“Ben krizin bittiği kanaatinde değilim. Çok kısa zaman içinde Parti Meclisi seçiminin yenileneceği bir kurultay olacağı kanaatindeyim. Böyle de olması gerekiyor.”
Gerekçesi şu:
“Çünkü şu andaki Parti Meclisi bir önceki tüzüğe göre seçilmiş ve şekillenmiş bir Parti Meclisi’ydi. Bu Parti Meclisi içinden bir MYK oluşmuş ve Sayın eski Genel Sekreter Önder Sav bu oluşuma büyük katkı koymuştu. Yollar bu kadar net ayrıldığına göre Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu PM ile çalışması pek olanaklı görünmüyor.”
Şunu da ekledi:
“Dolayısıyla yeni yapılacak bir PM seçimi partinin de önünü açar, Kılıçdaroğlu’nun da önünü açar. Örgütlerin de beklentisi, halkın da beklentisi bu noktadadır diye düşünüyorum.”
Sözü Bursa’ya getirdi:
“Bugün bazı ilçe başkanlarıyla ve kurultay delegeleriyle görüştüm. Hepsinin kanaatini bilmiyorum ama görüştüklerimin hemen hepsi Kılıçdaroğlu’nun yaptığı değişikliğin partinin önünü açacağı ve kendisine destek verilmesi gerektiği biçimindeydi.”
Şu bilgiyi verdi:
“Sanıyorum birkaç gün içinde Bursa’daki kurultay delegeleri bir toplantı yapacaktır. Çünkü geçmişte hep öyle oldu. Genel Merkez ve kurultayla ilgili konularda kurultay delegeleri söz sahibi. O nedenle yine onlar bir karar verip deklare edeceklerdir.”
Sonra da…
“Bu yaşadığımız olaylar siyaset yapanlara da bir örnek teşkil ediyor diye düşünüyorum” dedi ve biraz da mesaj içeren çok özel değerlendirme yaptı:
“Siyaset bir ekip işidir. Birbirine inanarak ve güvenerek yola çıkan insanlar o yolculuk boyunca, yolları ayrılana dek birbirlerine sadakatle, açık yüreklilikle, dayanışarak yol gitmelidirler.”
Şunu özellikle vurguladı:
“Adam eksilterek, birilerine çelme takarak, birilerini siyaset dışında bırakma çabasıyla siyasetin sonuç vermediği de çok net şekilde görüldü.”
Çağrı da yaptı:
“Bütün bunların sadece ders alınması gereken bir bakış açısıyla gözlenmesi gerekir. Eski hesap, kin husumet üzerine siyaset yapmak asla doğru değil. Biz CHP’lilere, hepimize düşen görev var. O da Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bundan sonraki süreçte yanında durmak, destek olmak ve partinin bir an önce iktidar olması için elimizden geleni yapmaktır.”
