Devlet Bakanı Çelik’in hafta sonu buluşmalarından çıkan izlenim ve siyasette vefa

1983 yılından itibaren şekillendirilen siyaset alanında, her dönem parlamentoda Bursa’nın güçlü temsilcileri yer aldı.
Yine…
Bursa’Ankara’da temsil eden parlamenterler arasında Bakanlık yapmış çok güçlü isimler oldu.
Geriye dönüp baktığımızda…
Anavatan Partisi’nin iktidar olduğu yıllarda Ahmet Kurtcebe Alptemoçin, Hüsamettin Örüç ve İlhan Aşkın’ı, ardından DYP iktidarı döneminde Cavit Çağlar, Turhan Tayan, Mehmet Gazioğlu ve Şükrü Erdem’i, hemen sonrasındaki DSP iktidarında Recep Önal’ı, son dönemi oluşturan AK Parti iktidarının başlangıcında Ertuğrul Yalçınbayır ve ikinci döneminde Faruk Çelik’i hükümetlerde Bakanlık yapan Bursa parlamenterleri olarak görüyoruz.
Tüm bu süreçlerde farklılıklar da ortaya çıkıyor.
Örneğin…
Abdullah Gül’ün Başbakan olduğu ilk AK Parti hükümetinde Ertuğrul Yalçınbayır’ın üstlendiği Başbakan Yardımcılığı görevi, Bursa’nın gördüğü en üst siyasi makam oldu.
Yanı sıra…
1991’de DYP-SHP koalisyonuyla kurulan Süleyman Demirel hükümetinde Cavit Çağlar’ın üstlendiği Devlet Bakanlığı. siyaseten adı konmamış Başbakan Yardımcılığı etkisine sahipti.
Bugün ise…
Bursa’nın yetiştirdiği siyasetçi olarak Faruk Çelik hükümette Devlet Bakanlığı görevinde bulunuyor.
Üstelik…
Çelik, siyasi çalışma olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çok güvendiği ve yakınında tuttuğu ekip içinde önemli bir yere sahip.
Yine…
1983’ten sonraki süreçte, Hüsamettin Örüç ve Turhan Tayan’dan sonra, teşkilattan gelen ve il başkanlığı yapmış üçüncü bakan olarak da dikkat çekiyor.
Nitekim…
Teşkilattan gelmiş bakan olarak da teşkilat çalışmalarında etkili oluyor.
Çünkü…
Teşkilattan gelenler teşkilatın düşüncesini ve beklentisini bildikleri için, doğal olarak teşkilatla ilişkilerini hiç kesmedikleri gibi geliştirmeye önem veriyorlar ve sürekli teşkilatla birlikte olmaya özen gösteriyorlar.
Zaten…
Eriştikleri siyasi gücü buradan alıyorlar, hatta güçlerini de bu şekilde koruyorlar.
•••••••••
İşte…
Devlet Bakanı Faruk Çelik’in bir süre önce başlattığı ve bakanlık görevi gereği başka programı olmaması halinde her hafta sonu devam ettirdiği Bursa buluşmalarını öncelikle bu noktada ele alıp değerlendirmek gerekiyor.
Bununla birlikte…
Çelik’in bu buluşmalar yoluyla parti içine ve parti dışına bazı özel mesajlar verdiği görülüyor.
Parti içine yönelik mesajları da yara sarma ve motivasyon hedefleriyle ikiye ayırmak gerekiyor.
Aslında…
Bu Bursa buluşmaları programının başlangıcında yara sarma girişimleri var.
Çünkü…
Geride kalan yıl içinde parti yerel seçim ve il kongresi geçirdi. Her ikisinin de kendine özgü sancıları olduğu ortada.
Doğal olarak…
Yerel seçimde belediye başkan adaylığı ya da İl Genel ve belediye meclisleri aday listeleri parti içinde her zaman beklentileri karşılamıyor ve hayal kırıklıklarına yol açabiliyor.
Bu da memnuniyetsizler oluşmasına yol açıyor.
Aynı şekilde…
İl kongresi öncesi ve sırasında beklenmedik müdahaleler nedeniyle etkilenip yön değiştiren gelişmelerin yol açtığı sürpriz sonuçlar da kimi kırgın özel yapıların ortaya çıkmasına neden oldu.
İşte…
Devlet Bakanı Faruk Çelik gruplar halinde yaptığı yemekli toplantılarla oluşan bu kırgınlıkları gidermeyi ve yaraları sarmayı amaçlıyor.
Üstelik…
Önümüzde, bugüne kadarki tüm seçimlerden daha zorlu geçecek bir seçim var. Bu seçim belki de AK Parti’nin bundan sonraki yolunu çizecek.
Onun için…
Çelik, seçim atmosferine girmeden parti içini önce toparlamak, sonra motive etmek istiyor ve bu nedenle de sorumluluk alıyor.
Dahası…
Bakan, milletvekili, belediye başkanı ya da kısacası siyasetçi kimliğiyle Bursa’ya hizmet edenleri de unutmuyor ve bugüne kadar görülmemiş bir siyasi vefa sergiliyor.
Şimdi bunlara Bursa için çalışan sivil toplum örgütleri davetini de eklemek gerekiyor.
Biz bunu siyasetin vefası olarak görüyor ve önemsiyoruz.
Çünkü…
Bugüne kadar yaşananlardan da görüldüğü gibi, siyasette tüm görevler gelip geçici. Bir dönem siyaseten çok güçlü olanlar, bir dönem sonra partileri iktidarı kaybettiğinde, hele hele Meclis dışı kaldığında kendilerini yalnız ve vefaya muhtaç hissedebiliyorlar.
O nedenle…
Siyasette vefa görmek isteyenlerin siyasi gücün odağındayken siyaseten vefa göstermeleri önemli.
Fakat…
Siyaseten önemsediğimiz tüm bu organizasyonlarda anlayamadığımız bir şey var:
Ciddi bir finansman gerektiren bu toplu yemek organizasyonları neden parti yönetiminin dışında, yani İl Başkanlığı’nın haberi ve bilgisi olmadan yapılıyor?
Parti adına yapılan, ama parti dışında organize edilen bu davetler parti içinde yeni güç merkezleri oluşturmaz mı?

İlgili Reklamlar