Şahin ameliyat olunca, İMO`ya duygusal hava geldi

Şahin ameliyat olunca, İMO`ya duygusal hava geldi  Kalbinde 5 tıkalı damar değiştirilen Necati Şahin evinde dinlenirken, seçim öncesi İMO kulisine duygusal hava geldi. Üstelik, İMO`nun birliğini göstermek adına seçimde başka aday çıkmaması söz konusu…


İnsan vücudu çok ilginç bir makina. Ne zaman, nerede, nasıl reaksiyon vereceği hiç belli olmuyor.

Tıpkı…

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Necati Şahin’in 10 gün önce yaşadıkları gibi.

Evinden çıktığında bir şeyi yoktu. Öğleden sonra Fevzi Çzakmak Caddesi’nde kendini iyi hissetmedi. İki saat içinde önce anjiyo oldu, arkasından da kendini kalp ameliyatı için masada buldu.

Öylesine büyük bir arbede atlattı ki, kalbinde tıkalı tam 5 damar değiştirildi. Şimdi evinde dinleniyor.

Fakat…

24 Ocak’ta yapılacağı açıklanan İnşaat Mühendisleri Odası seçimleri için de süreç işliyor.

Eğer…

Şahin kalp ameliyatı olmasaydı 19 Aralık’ta büyük bir toplulukla adaylığını açıklayacaktı.

Gerçi…

İnşaat mühendisleri camiasında herkes Necati Şahin’in yine aday olduğunu biliyor. Ama bugün için hasta yatağından kalkıp adaylık çalışması yapabilmesi mümkün değil.

O nedenle…

İMO’nun seçim kulisleri bir anda durdu. Çünkü, duygusal bir hava oluştu.

Nitekim…

“Geçmiş olsun” deamek için Şahin’i arayan çok sayıda inşaat mühendisi, “Başkan, sen salona gelsen de gelmesen de seni yarıştırmayacağız, oyumuzu sana vereceğiz” diyorlar. Bunu söyleyenler arasında, başka aday grupları için çalışanlar çoğunlukta.

Gelinen bu nokta çok önemli.

Çünkü…

Necati Şahin’in hiç hesapta olmayan kalp ameliyatı İMO camiasının birliktelik göstermesi için önemli bir fırsata dönüştü.

Dün konuştuğumuz camianın kimi kıdemlileri de “Çağdaş Grup aday çıkarmayabilir” dediler.

Böyle bir durumda biz, Mehmet Atmaca ve arkadaşlarının da seçime gireceklerini sanmıyoruz doğrusu.

Zaten…

İnşaat mühendislerine de böylesine olgunluk yakışır.

Eski Genel Başkan Yardımcısı Akın’dan uyarı geldi: Ülkenin Demokrat Parti’ye ihtiyacı var

Bursa’da merkez sağda siyaset yapan ve buradaki siyaseti izleyen herkes Harun Akın adını çok iyi biliyor.

Adalet Partisi Gençlik Kolları’ndan başlayan siyasi yaşamında, Doğru Yol Partisi’nde iki kez Bursa İl Başkanı olarak sorumluluk üstlendi.

Ardından…

2007’de Mehmet Ağar sonrası Süleyman Soylu’yu Demokrat Parti Genel Başkanlığı’na taşıyan ekipte etkin olarak yer aldı.

O süreçte…

Genel İdare Kurulu’na seçildi, sonra da Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel Muhasiplik görevlerinde bulundu. Soylu’nun en yakınındaki isimlerden biriydi.

Sonrasında…

Soylu’nun Hüsamettin Cindoruk’a kaybettiği Mayıs 2009 kurultayından bu yana pek görünmüyordu.

Dün telefon ettiğinde, “siyasetteki son gelişmeler” üzerine biraz konuştuk.

Özellikle…

DP’de bugün yaşanan gelişmeleri nasıl yorumladığını sorduğumuzda, “Bunlar her partide zaman zaman olur. Zaten siyasetin doğasında var” dedi ve şöyle devam etti:

“Partiler bu tür çalkantıları yaşarlar ve aşarlar. Önemli olan Türkiye’nin durumudur. Siyasetin ülkeye yapacağı katkıdır.”

Üzerine basa basa şunu söyledi:

“Demokrat Parti, Türkiye’nin son 60 yılındaki en önemli siyaset kurumlarından biridir. Bu ülkenin Demokrat Parti’ye dün olduğu gibi, bugün de ihtiyacı var, yarın da olacak.”

Şöyle düşünüyor:

“Çünkü, Demokrat Parti bu ülkenin gerçekten çimentosudur. Bu toplumu bir arada tutan çimentosudur. Her zaman ciddi sorumluluklar üstlenmiştir.”

Şu sözleri…

Eski bir Genel Başkan Yardımcısı olarak çağrı özelliği taşıyor:

“O bakımdan, Demokrat Parti’yi hırpalamamak, yıpratmamak lazım.”

Şöyle devam etti:

“Aksine, Demokrat Parti’yi iktidar alternatifi haline getirmek lazım. Üstelik Türkiye’nin bugünkü siyaset ortamı buna çok elverişli.”

Şu sözleri de açık bir çağrı:

“Toplum kendisine çıkış yolu arıyor. Bu arayışta olanların siyaseten yönelecekleri yerin Demokrat Parti olduğunu herkese göstermek gerekiyor.”

Şunun altını çizdi:

“Hep birlikte oturup Demokrat Parti’yi nasıl alternatif haline getirebilirizi konuşmamız ve tartışmamız lazım. Siyaset sahnesinde bu parti etkin yerini yeniden almalı.”

Kaygısı ise şu:

“Gelin görün ki, Ankara’ya baktığım zaman kısır düşüncede olanların parti yönetiminde etkin hale geldiklerini görüyorum. DP’nin kaderini bu tür kişiler tayin etmemeli.”

Üzüntüsü şu:

“Kenardan bakıyorum ve gördüklerime üzülüyorum. Gençliğimizi, yıllarımızı verdiğimiz bu partinin stratejisinin olmadığını görmekten rahatsız oluyorum.”

Son sözü de şu oldu:

“Ankara’da iki yıl kaldım. Orada bazı şeyleri daha iyi gördüm.”

Siyasette toplu katılımlar ve rakamlar

Siyasette toplu katılımlar daima önemsenir. Dün, Gündem 16 internet sitesinde bir haber dikkatimizi çekti.

Haberde, Mustafakemalpaşa’da Demokratik Sol Parti’den ayrılan 300 kişilik bir grubun Mustafa Sarıgül liderliğinde kuruluş aşamasında olan Türkiye Değişim Hareketi’ne katıldıkları duyuruluyordu.

Şöyle bir düşündük… DSP çok üyeli bir parti hiç olmadı. İlçelerde delege seçimi yapmamak için de 140 üye barajını aşmamaya özen gösterdi.

Yani, Mustafakemalpaşa’daki rakamda bir sorun var gibi geldi bize.

Kaldı ki, eski Anavatanlılar’ın gelişi ve İnegöl Kurşunlu için de 300’er kişilik katılımlardan söz edilmişti. Yoksa alışkanlık mı oluştu?

Yüksek tansiyon ülkeye zarar verir

Son birkaç gündür Türkiye’de ard arda çok ilginç olaylar meydana geliyor, garip şeyler oluyor.

Örneğin…

Ankara’nın göbeğinde Başbakan Yardımcısı’na suikast girişimi iddiasıyla iki subaya yönelik başlayan bir soruşturma, kurumları bir kez daha karşı karşıya getiren değişik görünüme bürünerek yankılar buluyor.

Bu arada…

Terörü bitirmek adına başlayan kimi girişimlerde beklenmedik şok dalgalanmalar yaşanıyor.

Öylesine ilginç iddialar gündeme geliyor ki, en güvenilir kurumlar sıralamasında daima başta yer alan asker kimi olaylarla siyasete yönelik girişimler arasına sıkışıp kalıyor.

Medya deseniz artık çok farklı ve çok sesli.

Üstelik…

Kendi içinde çok keskin bir kutuplaşma yaşamaya başladı. Bu da topluma yansıma belirtileri gösteriyor.

Derken…

Kapatılan Demokratik Toplum Partisi kadrolarının önceki gün toplu olarak yeni kurulan Barış ve Demokrasi Partisi’ne geçmelerinin arkasından dün sabah BDP’li kimi belediye başkanı ve kadrolara operasyon haberiyle güne başladık.

Arkasından…

Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’in artık BDP’li olan siyasi kadrolarla birlikte yaptığı alışılmamış sertlikteki meydan okumaya tanıklık ettik.

Bu kadar kısa sürede bu derece gerginliğe yol açan olayların peş peşe yaşanması normal değil.

Bu gerginlik de iyi değil.

Türkiye’nin bünyesi böylesine yüksek tansiyonu kaldırmaz.

Türkiye’nin ilk köy lisesi Mürsel’de

Bursa’da kaç kişi farkında bilmiyoruz ama, Mudanya’nın Mürsel Köyü’nde çok önemli bir işe imza atılıyor.

Çünkü…

4 katlı binada 18 derslikten oluşan Türkiye’nin ilk köy lisesinin temeli geçen hafta Mürsel’de atıldı.

Açıkça söylemek gerekirse…

Mürsel Köyü Muhtarı Hüseyin Çakır’ın çabalarına Bursa Valisi Şahabettin Harput’un verdiği destek sayesinde Mürsel Köyü liseye kavuşuyor.

Dün konuştuğumuzda Mürsel Köyü Muhtarı Çakır çok mutluydu. “Sayın Valime ne kadar teşekkür etsem azdır” diye söze başladı.

Sonra da…

Lise inşaatının müteahhiti Ali Çakır’a, sponsorlar Kazım Dursun, İlhan Ağaoğlu ve Bayraktar Hafriyat’a teşekkür etti.

Ayrıca…

Büyük desteklerini gördüğü Büyükşehir Belediyesi ile Mudanya Kaymakamı ve Mudanya Belediyesi’ni de teşekkür listesinde unutmadı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 25-12-2009