İlçe başkanı kapıda kaldı, istifasında tuhaflıklar oldu

İlçe başkanı kapıda kaldı, istifasında tuhaflıklar oldu  Hilmi Sancar, düne kadar Osmangazi Başkanı olduğu DP`den basın toplantısıyla istifa etmek istedi. Ama partiye giremedi, görevden alındığını öğrendi. Kapıdaki açıklama iki taraf için de tuhaflık doluydu…


Bazen kırılgan, bazen de alıngan olan demokrasimizin işleyişinde zaman zaman tuhaflıklar oluyor.

Örneğin…

Ocak ayında kurulacağı açıklanan, fakat toplumdan gördüğü ilgiyle yelkenlerini şişiren Türkiye Değişim Hareketi’ne her geçen gün yeni isimler katıyor.

Bu sütunlarda dün, Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Hilmi Sancar’ın, Sarıgül hareketine katılmak üzere istifa edeceğini yazdık.

Cümlenin hemen arkasına da, “Ancak DP’de, Sancar’ın 25 kasım’da görevden alındığı konuşuluyor” cümlesbini ekledik.

Dün sabah…

Sancar’ın arkadaşlarıyla birlikte istifa açıklamasını izlemek üzere partinin önüne gittiğimizde, kaldırımda beklerken bulduk.

Çünkü…

Partiye girememişti. Açıklamasını kapı önünde yapacaktı.

Kimileri, “Yönetimin emriyle Osmangazi İlçe’nin kilitlendiğini, anahtarın da kimde olduğunun bilinmediğini” söyledi.

Kimileri de, “Kasıt olmadığını, parti müdürü Erol Karabayır’ın hastalandığı için gelememesi nedeniyle Osmangazi’nin kapalı kaldığını” söyledi.

Fakat…

Partinin, Sancar’ın istifa açıklamasını partide yapmaması için kapatı tutulduğu anlaşıldı.

Gazeteciler kaldırımda toplanırken DP İl Başkanı Füsun Yaşar geldi.

Düne kadar DP içi muhalefete karşı omuz omuza olan ikilinin birbirlerine soğuk davranışları gözden kaçmadı.

Yaşar’ın, Osmangazi’nin üst katındaki makamına çıkmasından sonra İl görevlileri tarafından DP Genel Merkezi’nden Teşkilat Başkanı Ahmet Uyanık imzasıyla İl Başkanlığı’na gelen 25 Kasım 2009 tarihli yazı dağıtıldı.

Yazıda…

Osmangazi İlçe Başkanı Hilmi Sancar’ın, “partiyle ilgili çalışmazken başka oluşumlara çalıştığı ve kendi menfaatleri için ilçe başkanlığını sürdürdüğünden el çektirilmesine karar verildiği” duyuruluyor, defter ve mühürlerin alınması isteniyordu.

Ardından…

Bu kez Sancar gazetecilere Bursa 9. Noteri’nden gönderdiği istifasını dağıttı. 01 Aralık 2009 tarihli noter istifanamesinde “24.11.2009 tarihinden geçerli olmak üzere istifa ettiği” yazıyordu.

Sonra da…

Dün sabaha kadar ilçe başkanıyken kapısında kaldığı DP’nin önündeki kaldırımda açıklamasını okudu.

Gerçi…

Daha çok istifa bekleniyordu ama, yanında yönetiminden Ali Berker Akıncı ile Süleyman Soylu döneminde Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcılığı yapan Burak Edin ve Berker’in babası olan Gemlik eski ilçe başkanı Yıldırım Berker vardı.

Hilmi Sancar açıklamasında, 31 Ekim’deki kurultaya kadar birleşmeden umutlu olduğunu, fakat kurultay sonrası umudunu kaybettiğini söyledi.

Özellikle de…

Mesut Yılmaz’a yönelik ağır suçlama ve eleştirilerde bulundu.

••••••••••

Bu noktada…

Açık yüreklilikle şunu söylemek gerekiyor:

İlçe başkanı da olsa, bir başka partide yer almak için istifa açıklamasının partide yapılması pek şık olmadı gibi geldi bize.

Ancak…

DP’nin de “içeri sokmamak” için önlem aldığını gördük. Kapı girişini görevlilerin beklemesi yanında, bazı il yöneticileri de Sancar’ı açıklaması sırasında taciz etmeye çalıştılar.

Aralarında, “İyi ki gidiyorlar, gidişlerine oynamaya geldik” diyen de oldu, kurultaydaki tavır ve desteğini anımsatıp açmaza sürüklemeye çalışan da oldu, arkasından geçerken laf atan da oldu.

Bunları da gereksiz bulduk.

Bu arada…

Anavatan Partisi il ve ilçe yönetimlerinde görev yapan Rıdvan Şener ve Tamer Ulusdoyuran önderliğinde bir grup da bugün Sarıgül hareketine katıldıklarını açıklayacaklar.

Vali Harput: Sessiz kalmam mümkün değil, Bursa’nın geçmişi ve geleceğine karşı sorumluyum

Türkiye’nin son dönemine baktığımızda, “yetişmiş devlet adamları” arasında  Bursa Valisi Şahabettin Harput’un özel bir yeri olduğunu görüyoruz.

Harput da, farklı olduğunu her fırsatta çalışma yöntemiyle ortaya koyuyor.

Kamu deneyimi yanında, âdeta bir yerel yönetici gibi Bursa’nın sorunlarını çözmek için kafa yoruyor, proje üretiyor, hatta bazı konularda da risk alıp gelişmelere önderlik etmekten çekinmiyor.

Öyle ki…

Termal projesine yönelik cesur adımları bazen karşıdan bakan bizler için soru işaretlerine dönüşebiliyor.

Fakat…

Bu noktada da hemen arayıp bilgilendirmekten çekinmiyor.

Nitekim…

Dün sabah aradığında, 28 Kasım Cumartesi günü bu sütunlarda “Termal turizmi için sıcak su sondajları devam ederken geniş alan bol su isteyen yatırımcıların acaba özel beklentisi mi var?” başlığı altında yaptığımız değerlendirmedeki bazı noktalar için bilgilendirdi.

Öncelikle…

“Kafalarda soru işaretleri oluştuğunun farkındayın. Ama baştan açık açık söyleyeyim, Fettah Tamince Bey’in Bursa için özel bir projesi yok” dedi.

Sonra da şunu söyledi:

“Kendisine ait Rixos otellerine yılda gelen turist sayısı 200 bin. Bursa’nın yıllık tüm turist sayısı ise 150 bin. Biz kendisinin tecrübelerinden yararlanmak istediğimiz için bir araya geldik, hepsi bu.”

Şunun üzerinde hassasiyetle duruyor:

“Bursa’nın doğal zenginliği, iklimi, tarımı, tarihi değerleri, kültürü tam bir cazibe merkezi. Fakat gelin görün ki turizmden hakkımız olan payı alamıyoruz.”

Hedefi ise şu:

“Eğer yoğunlaşabilirsek üst düzey, geniş kapasiteli ve 5 yıldızlı tesis sayımızın yeterli olması halinde tüm Körfez ülkelerini ve Arap âlemini Bursa’ya çekebiliriz.”

Ardından…

Yapılan toplantıda konuşan Fettah Tamince’nin deneyimleri doğrultusunda uyardığı önemli bir noktaya işaret etti:

“Fakat, o insanları yakından tanıdığı için, ancak beklentilerini karşılayacak tesisler olması halinde projenin gerçek olabileceğini bizlere söyledi.”

Şunu vurguladı:

“Fettah Bey, imkanlarının denk gelmesi halinde üstüne düşeni yapmaya hazır olduğunu bizlere söyledi. Fakat bu genel bir çözüm gerektiriyor. Yani, ‘ya şurayı ya da şurayı verin’ anlamında bir istek değil.”

Üzerinde durduğu bir nokta da şu:

“Fettah Tamince Bey Dubai’yi iyi biliyor. Bursa’nın sahip olduğu özelliklerle termal ve sağlık turizminde dünya merkezi haline gelebileceğini, hatta Dubai’den daha iyi olacağını da bizlere söyledi.”

Devam etti:

“Kendisinin görüşlerine ben de katılıyorum. Hatta, biraz daha ileri giderek Avrupa ve Uzak Doğu’dan gelecekler için de termal turizminde Bursa’nın cazibe merkezi olacağına inanıyorum.”

Bu noktada…

Vali Harput önemsediğimiz bir yaklaşımı açıkladı:

“Bizim burada sorunumuz şu: Bugün için yeterli termal su ve tesis için gerekli geniş araziler veremiyoruz. Ancak bunun da bazı yerlerin turizm bölgesi ilan edilmesiyle çözülebileceğini düşünüyorum. Kafamızda bazı bölgeler var. İleriye dönük çalışıyoruz.”

Umut taşıyor:

“Eğer bunu yaparsak, değil Rixos tüm büyük turizm kuruluşları Bursa’ya yatırım yapar.”

İçtenlikle düşüncesini açıkladı:

“Yeterli termal su ve yatırım yapılabilecek yerler için ciddi ve akılcı çalışmalar yapıp bacasız sanayinin Bursa’ya gelmesini sağlamalıyız. Benim sessiz kalmam da mümkün değil, çünkü Bursa’nın geçmişi ve geleceğine karşı kendimi sorumlu sayıyorum.”

Devlet Hastanesi’nde kantin yerine ünite

Bursa Devlet Hastanesi acil ve poliklinik girişlerinde uzun zamandır faaliyet gösteren iki kantin var. Milli Emlak’tan kiralayan işletmecileri, buralara yatırım yaptılar.

Fakat…

İki kantinin de kira sözleşmeleri uzatılmadı, boşaltılmaları istendi. Spekülasyona yol açan konu için Bursa Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mete Ekşioğlu dün açıklama yaptı.

Kantinlerin Sağlık Bakanı ve müfettişlerin talimatları doğrultusunda boşaltıldığını kaydeden Ekşioğlu, yerlerin nasıl kullanılacağına dair şu bilgiyi verdi:

“Acilde hastalarımıza oturma yeri bulamadığımız için hizmet aksıyordu. Poliklinik girişinde ise halen penceresiz odalarda yapılan ultrason, gastroskopi ve kolonoskopi için modern ortamlar oluşturacağız.”

Şu güvenceyi de verdi:

“Bu yerleri başkalarına kiraya vermeyeceğiz.”

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 02-12-2009