Herkesin korkusu domuz gribi ama asıl tehlike sigara gribi

Herkesin korkusu domuz gribi ama asıl tehlike sigara gribi  Bursa’nın tanınmış mekanlarından birinde salon dışındaki stantlarda titreyerek sigara içen şık giyimli bayanları görünce düşündük: Herkes domuz gribinden korkuyor ama, sigara gribi asıl tehlike…


Geçenlerde, Bursa’nın tanınmış mekanlarından birinde düğüne katıldık. Nikah kıyılmış, ordövr tabağı servisi yapılmıştı ki, şık giyimli bayanlar ve bayların akın akın dışarıya çıkmaları dikkatimizi çekti.

Başlangıçta…

Salondaki bu hareketi, başka masalarda oturanlarla görüşme ya da tuvalet ihtiyacı için dışarı çıkılması zannettik.

Derken…

Masamızda bulunanlarla, “Sigara yasağı çok iyi oldu. Eskiden herkes sigarasını yakar göz gözü görmezdi, gözlerimiz de yanardı” türünden sohbet başlayınca bizim jeton düştü:

Akın akın dışarı çıkanlar sigara içmeye gidiyorlardı.

Üşenmedik…

Yerimizden kalkıp dışarısını kontrol ettik. Manzara çarpıcıydı:

Salonun dışında, üzerlerinde bolca kül tablası bulunan stantlar oluşturulmuştu. Şık giyimli bayanlar ve baylar bu stantların çevresinde, soğuktan titreyerek de olsa sigara içiyorlardı.

Böyle bir tabloda…

Sırtlarında ceket olduğu için erkeklerin daha şanslı olduğunu farkettik. Ama, düğün nedeniyle özel kıyafet giyen, hele hele omuz ve sırtları açıkta olan kadınların işi gerçekten çok zor.

Yaz aylarında sigara yasağı başladığında insanlar bahçelerde ya da açık havada oturmayı seçiyor ve üşümedikleri için rahat ediyorlardı. Fakat kış soğuğuyla birlikte sıkıntılar da başladı.

Soğuğa karşın sigara içmekte ısrarcı olanlar için elbette söyleyecek sözümüz yok.

Ne var ki…

O akşam tanık olduğumuz, pek çok yerde de tekrarlanan manzara akla şunu getiriyor:

Herkes domuz gribinden korkuyor. Ama asıl tehlike sigara gribinde.

Çünkü…

İnsanlar sigara içebilmek uğruna yalnızca üşümeyi değil, üşüyüp hasta olmayı da göze alıyorlar.

Tiryakilik gerçekten çok zor.

Termal turizm için sıcak su sondajları devam ederken “geniş alan bol su isteyen yatırımcıların acaba özel beklentisi mi var?

Haftalık Ekonomik Pusula gazetesinin son sayısında, Bursa’nın termal turizmde önemli bir merkez olabilmesi amacıyla başlatılan çalışmalara yönelik bir haber dikkatimizi çekti.

Bursa Valisi Şahabettin Harput’un açıklamalarına dayanan haberin bir bölümünde şöyle deniyor:

“…Bursa’nın, termal turizmiyle ilgi çektiğini vurgulayan Harput, beş yıldızlı, bin- iki bin yataklı otel ve sağlık tesisi yapmak isteyen yatırımcılardan yoğun talep aldıklarını açıkladı. Vali Harput, sıcak su sondaj projelerinin hayata geçirilmesinin yalnız Bursa değil, Türkiye için de önemli olduğunun altını çizdi.”

Ardından…

Bir başka bölümde Vali Harput şunu açıklıyor:

“Örneğin geçtiğimiz günlerde Rixos Otelleri sahibi Sayın Fettah Tamince’yi buraya davet ederek, kendileriyle turizm konusunda bir söyleşi yaptık. Kendisi bizden su ve yeterli yer talep ederek, ‘Sayın Valim biz burayı Ortadoğu’nun yeni Dubaisi yapabiliriz, çünkü Bursa’nın bölgedeki cazibesi olağanüstü’ dedi.”

İşte…

Tam da Vali Harput’un açıklamalarını okurken, 22 Eylül günü bu sütunlarda yayınlanan yazımız aklımıza geldi.

O yazıda…

Bursa’da devam eden ya da proje aşamasındaki yeni turistik otelleri sıraladıktan sonra aklımıza takılan bir noktayı paylaşmıştık:

“Büyükşehir Belediyesi’nin üstlendiği Timsah Arena’ya finans bulmak için satışa çıkarma kararı aldığı Acemler’deki Belediye Otobüs İşletmesi Garajı arazisine otel, alışveriş merkezi ve recidence yapılması gündeme geldi.

Yeri gelmişken…

Kafamıza takılan bazı soruları burada paylaşmak istiyoruz:

BOİ arazisi için, Arap alıcılar dahil çeşitli spekülasyonların yapıldığı süreçte, Rixos Otelleri’nin patronu Fettah Tamince’nin Bursa’da bir toplantıya katılması ve burada “termal turizmini teşvik edici” konuşmasının acaba gündemdeki konularla bir bağlantısı var mı?

Vali Şahabettin Harput ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Celal Sönmez’in de katıldıkları bilgisi haberlerde yer alan bu toplantının organizasyonu hakkında net bir bilgi edinemedik.

Ama…

Merak ettiğimiz şu:

BOİ arazisi ve Valilik tarafından başlatılan “termal turizmi için sıcak su” sondajlarının süreceği açıklamasının yapıldığı günlerde, Başbakan’ın da yakın ilgi gösterdiği bilinen Tamince’nin işaret ettiği termal turizmi hedefi acaba tesadüf mü, yoksa Bursa’nın yakın geleceğinde Fettah Tamince adının daha çok geçeceği kimi gelişmelerin işareti mi?”

••••••••••

Bu noktada…

Şunun altını özellikle çizmekte yarar görüyoruz:

Vali Şahabettin Harput’un termal turizminin gelişebilmesi için başlattığı çalışmalardan asla kuşku duymuyoruz.

Yatırımcı olarak önce konferans veren, sonra haberlerde adı geçen Fettah Tamince’yi tanımıyoruz. Kendisini yalnızca basında çıkan yazılardan biliyoruz.

Fakat…

Konu giderek Bursa gündemi içinde daha önemli bir yer almaya başlayınca, doğal olarak bazı sorular oluşuyor.

Örneğin…

22 Eylül’deki yazımızda da vurguladığımız gibi, Tamince’nin bu ilgisinde acaba satılması kararlaştırılan Otobüs İşletmesi arazisi bir cazibe noktası mı?

Ya da…

Dikkaldırım’da, sıcak su sondajının yapıldığı bölgedeki kavaklık alan acaba helikopterden bakıldığında çok güzel bir termal turizmi yatırım bölgesi gibi mi gözüküyor?

Bursa’nın termal turizmi merkezi olmasına karşı olmak elbette mümkün değil. Ama, bu yolda ilerlerken, kafalarda soru oluşmaması da çok önemli.

Bandırma’nın rüzgarına 50 milyon dolar yatırıyor

Yukarıdaki başlık, 20 Kasım 2009 tarihli Hürriyet gazetesinde, ekonomi yazarı Vahap Munyar’ın köşesinde yer aldı.

Munyar, yazısında aynen şunları anlatıyor:

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, CEO Ahmet Dördüncü, Enerji Grubu Başkanı Selahattin Hakman ve Enerjisa CEO’su Gerhard Wedam’la Bandırma’daki Doğalgaz Çevrim Santralı inşaat alanına giderken Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Parseker aradı.

Parseker’e bulunduğum güzergahı söyleyince bilgiyi verdi:

– Yolunuzun üstünde yapımı süren rüzgar santralı benim.

– Ne kadar yatırım yapıyorsunuz?

– 50 milyon doları bulacak…

Enerjisa’nın Doğalgaz Çevrim Santralı, rüzgar işi, Parseker’in rüzgara yatırımı derken Bandırma birkaç yıl içinde Türkiye’nin önemli enerji üretim merkezleri arasına girecek…

Açıkça söylemek gerekirse…

Bursa’dan tanıyıp bildiğimiz, gelişimine tanıklık ettiğimiz İlhan Parseker’in enerji yatırımcısı devler arasına girip Bandırma rüzgarına 50 milyon dolarlık yatırım yapmasını önemsedik ve çok da hoşumuza gitti.

İkincisi…

Yıllarca siyasette debelendikten sonra TOBB Yönetimi’ne girerek kendine ayrı bir kulvar açan Parseker’in performansıyla Bursa’yı aştığını zaten biliyorduk, ama ekonomi gazeteciliğinin önemli isimleriyle diyaloğunun ulaştığı nokta, gelecekteki etkinliğinin de habercisi.

Eski defterler ve CHP…

Olağanüstü kongre yapması için kayyuma teslim edilen Cumhuriyet Halk Partisi Osmangazi İlçe’de açılan eski defterler üzerinden yeni bir polemik başladı.

Bu süreçte…

CHP Osmangazi’de olağanüstü kongre isteğini yargıya götüren ekip, İlçe Başkanı Kurtuluş Akdeniz’in aynı anda iki ayrı yerde delege seçimini nasıl yaptığını sormuştu.

Bunun üzerine…

Yönetim de, Sabit Şerbetçioğlu’nun ilçe başkanı olarak iki günde sabahtan akşama kadar partide oturup 45 mahallede delege seçimi yaptığının söylemişti.

Cevabı Şerbetçioğlu’ndan geldi:

“Delege seçimleri yapıldığında İlçe Başkanı Ahmet Memişoğulları’ydı. Ben sayman olarak yönetimdeydim ve kongrede başkan seçildim.”

Şunu da ekledi:

“Benim iki günde 45 mahallede delege seçimi yaptığımı söylüyorlar. Tutanaklara onlar3 günde 110 mahallede seçim yapmışlar.”

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 28-11-2009