En ateşli konuşmacıya sürpriz transfer teklifi

En ateşli konuşmacıya sürpriz transfer teklifi Bursa siyaseti Ahmet Okur`u yıllarca DYP/DP`nin en ateşli konuşmacısı olarak tanıdı. DP GİK listesinde birinci yedek olan Okur`a sürpriz şekilde Saadet Partisi`nden transfer teklifi geldi. O da düşünüyor…


Ahmet Okur’u çok uzun zamandır tanırız, severiz, saygı duyarız. Dahası, onu hep “siyasetin fedakarı” görürüz.

Çünkü…

1980 öncesi Adalet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanlığı yapmasına karşın, 1983 sonrası başlayan yeni siyasi süreçte Ahmet Okur’a hep çalışmak ve fedakarlık düştü.

Her seçim Ankara’dan çağırıldı ve DYP/DP misyonunun en önemli propaganda konuşmacılarından biri oldu. Gür sesi ve ateşli konuşmasıyla insanları etkiledi, partisini anlattı.

Cindoruk’un seçildiği kurultayda DP Genel İdari Kurulu’nun birinci yedeği olarak listede yer aldı.

Dün…

Bursa ve Ankara siyasetinin önemli isimlerinden Ahmet Okur’a sürpriz şekilde Saadet Partisi’nden transfer teklifi geldiğini duyunca aradık.

Sesinde biraz kırgınlık vardı ve “içinin dolu olduğu” anlaşılıyordu.

Bunu da yansıttı:

“Tereddüdün olduğu insanlarla bir yola yürümek çok zordur. Güven sorununa yol açar. Güven bunalımının olduğu yerde de netice almak zorlaşır.”

Ardından…

“Biz insanımızı, vatanımızı hep sevdik. Yine sevmeye devam edeceğiz. Dostları eksiltmek yerine sayısını arttırmak istiyoruz. Gayemiz hizmettir” dedi.

Sonra…

“Hizmetin yapıldığı adres değil, hizmetin yapılması önemlidir” diye vurguladı.

Transferi için bir şey söylemek istemedi. Anladığımız kadarıyla, düşünme ve değerlendirme aşamasında.

Gerçi…

Henüz Genel Başkan Numan Kurtulmuş ile teması olmamış ama, “Benim orada çok sayıda arkadaşım var. Kaldı ki ben iktidar dahil, başka partilerden de davetler aldım” dedi.

Belediyenin yeni döneminde Recep Altepe’nin üstlendiği misyon ve öne çıkan insani yaklaşım tarzı

Bilinçli bir tercih mi yapılıyor, yoksa siyasi koşullar öyle mi getiriyor bir şey söyleyemeyeceğiz ama, Bursa’da çok önemli bir yerel yönetim anlayışı değişimi gerçekleştiğini söylemek mümkün.

O da şu:

Adalet ve Kalkınma Partisi, 2004’te “deneyimli bir belediye başkanı”‘ olarak, iki dönem İnegöl Belediye Başkanlığı yapan Hikmet Şahin’i aday gösterdi. O da belediyeciliği bilmesinin avantajıyla çok hızlı başladı.

Ardından…

AK Parti bu kez 2009’da Osmangazi Belediye Başkanı Recep Altepe’yi yeni dönem için Büyükşehir adayı gösterdi. En büyük ilçeyi 5 yıl yöneten Altepe, bu süreçte Büyükşehir’i daha yakından izlediği için kendi prnojelerini oluşturmuştu.

Şimdi de belli bir plan içinde onları tek tek uygulamaya sokuyor.

Böylece…

AK Parti adına karar verip aday belirleyenler çok önemli bir uygulama başlatmış oldular:

Büyükşehir öncesi, ilçe belediyesinde staj.

2004-2009 döneminde bunun olumlu sonuçları alındı ve Bursa önemli yatırımlar gördü.

2009-2014 döneminde ise, zaten bir dönem öncesinden yönetimde olmanın avantajıyla hizmet anlayışının daha da ileriye gideceği anlaşılıyor.

Bize göre…

Tüm partiler, hatta tüm kentler için böyle bir model bundan sonrasında söz konusu olabilir.

Çünkü…

Büyük bir ilçede belediye başkanlığı yapmanın deneyimiyle Büyükşehir’in daha kolay yönetildiği artık iyice anlaşıldı.

••••••••••

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe önceki gün Olay Medya’yı ziyaretinde, yönetici ve yazarlarla bir araya gelip sohbet etti.

İşte…

O sohbet sırasında Altepe’yi dinlerken, rahatlığını ve konulara hakimiyetini görünce aklımızdan bu tespit geçti.

••••••••••

Yanı sıra…

Altepe’nin bir ifadesi dikkatimizi çekti:

“Biz geçen dönem Osmangazi’de insanın da içinde olduğu büyük projeleri sorunları çözerek yürüttük. Oysa Büyükşehir böyle konularla uğraşmadı.”

Bu sözüne örnek olarak kentsel dönüşüm projelerini gösterdi. Kamulaştırmalara işaret etti.

Devamında da…

Bu dönem Büyükşehir’in daha büyük sorumluluklar almaya hazır olduğunu ifade etti.

Açıkça söylemek gerekirse, bunu da çok önemsiyoruz.

Çünkü…

Belediyeler, insanın içinde olduğu konuların ve sorunların çözüme kavuşturulması halinde kentle bütünleşiyorlar.

Hatta…

Günümüzde zaman zaman belediyelerin insan ilişkileri yaptıkları ya da planladıkları işlerin önüne geçebiliyor.

Altepe’nin verdiği görüntü şu:

Bir yandan iddialı fiziki projeler hazırlayan, diğer yandan da insan ilişkilerine ve kent insanını önce ikna, sonra da mutlu etmeye yönelik bir anlayış bugün işbaşında.

Üstelik…

Yalnızca insana yönelik problemlerin çözümü değil, Recep Altepe’nin yönetim anlayışında insan ilişkileri konusunun da öne çıktığı görülüyor.

Örnek vermek gerekirse şunu söyleyebiliriz:

Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in üç dönemdir seçilmesinin en önemli etkenlerinden birinin, insan ilişkileri olduğu biliniyor.

Bu dönem…

Altepe’yi de böyle bir çizgide görüyoruz.

Üstelik bunu yalnızca bilbordlardan seslenip görüntü vermekle yetinmiyor. Mahallelerde, çarşılarda, camilerde, kahvelerde, parklarda sürekli insanlarla birlikte oluyor.

Yani…

Yatırım ve projelerin yanına, “güler yüzlü belediye” görüntüsü ekliyor.

Bütün bunlar, “Bursa’nın bu döneminin gerçekten çok farklı olacağı” umutlarını arttırıyor.

Bursalı vekiller ve Meclis sınavı

Mehmet Ali Şahin’in başkan seçilmesiyle yeni dönemin ilk değişimini yaşayan Türkiye Büyük Mlillet Meclisi’nde dün başkanlık divanı ile idare amirlikleri seçimleri vardı.

Bu seçimlerde…

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iki Bursa milletvekili de aday olarak yarıştı.

Geçen dönem katip üye olarak TBMM Başkanlık Divanı’nda yer alan Canan Candemir Çelik, sonuna kadar direnmesine karşın seçilemedi.

Meclis İdare Amierliği’ne aday olan Ali Koyuncu da ilk turda en düşük oyu alarak çekildi.

Seçim sonrası Olay Ankara Temsilcisi Mehmet Çatakçı cok üzgündü.

“Başka bölgeler adayları için ittifaklar yapıyorlar. Ama Marmara Bölgesi bizim adaylara hiç destek olmadı” dedi ve ekledi:

“Bölge desteği bir yana, ben iki milletvekilinin Bursa’dan tam destek aldıklarından da kuşkuluyum.”

Açılım sorunu ve görüşme kriteri

Türkiye’de çok ciddi bir terör sorunu var. Fakat bu sorun, ülkenin bölünmesini hedefleyen hareket nedeniyle bölgesel algılamaya dönüştüğü için farklı bir boyuta geldi.

Oysa…

Herkes, terörün bitmesini, akan kanın durmasını istiyor.

O nedenle, hükümetin “açılım” olarak sunduğu girişimleri ve önlemleri benimseyip destekleyen de var, “ülkenin bölüneceği” kaygısını taşıyan da.

Böyle bir süreçte…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önceki gün Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı sıfatıyla Demokratik Toplum Partisi Eşbaşkanı Ahmet Türk’le görüştü.

Görüşmenin içeriği açıklanmadı. Fakat, Erdoğan’ın görüşme için seçtiği sıfat ilgi çekici.

Neden başbakan olarak değil de genel başkan olarak görüştü? Genel başkan olarak görüşüyorsa, açılım hazırlığını yürüten İçişleri Bakanı orada hangi sıfatla bulundu.

Aslında…

Bunların hiçbirine gerek yok. Recep Tayyip Erdoğan bu ülkenin başbakanı ve hangi sıfatı kullanırsa kullansın bu gerçek değişmiyor.

Ayrıca…

Böylesine kritik bir konuda seçilmiş hükümetin muhatabının yine seçilmişler olduğu görüşümüzü de pazartesini günü açıkladık. O bakımdan bu görüşme son derece doğal.

Ama…

Görüşmelerin içeriği ya da son hedefiyle ilgili kamuouyunun bilmediği bilgilere sahip olanlar varsa ve bu nedenle bölünme kaygısı yaşıyorlarsa, bunların da açıklanması gerekir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 07-08-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın