Bu da önemli: Geçmişine sahip çıkan insanî bir belediye Seçilmiş ilk Büyükşehir Başkanı Özalp’ın cenazesi, önemsenecek bir durum ortaya çıkardı.

Bu da önemli: Geçmişine sahip çıkan insanî bir belediye Seçilmiş ilk Büyükşehir Başkanı Özalp’ın cenazesi, önemsenecek bir durum ortaya çıkardı. Vefat haberiyle organize olup her şeyi yapan Büyükşehir, geçmişine sahip çıkan insani belediye görüntüsü verdi…


Bir belediyeden öncelikle doğru planlanmış bir kentte yaşamı kolaylaştıracak yatırım, düzenleme ve organizasyonlar beklenir.

Son dönemde…

Bu beklentilere sosyal belediyecilik adı altında insana yönelik projeler de eklendi.

Ama…

İnsana yönelik sosyal projeler, genellikle yardım ve meslek kursu düzeyinde gelişti.

İlk kez…

Bunun da dışında, 1989-1994 döneminde seçilmiş ilk Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Bursa’ya hizmet eden Teoman Özalp’ın vefatında belediyenin geçmişine sahip çıkması anlamında insanî yanı ortaya çıktı.

Vefat haberinin alınmasından itibaren Başkan Recep Altepe’nin koordinasyonuyla Büyükşehir kadrolarının çok hızlı bir şekilde organize olduklarını gördük.

Yarım saat içinde vefat haberinin tüm kente duyuruları yapıldı, evine gidilip ailesiyle birlikte olundu, cenaze töreninden defnine kadar hazırlıkları tamamlandı.

Açıkça söylemek gerekirse, belediyenin bu yönünün ortaya çıkmasını da çok önemsedik.

Nitekim…

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan’ın telefonla araması sırasında eşi Prof. Dr. Ülkü Özalp’ın “Büyükşehir Belediyesi her şeyi yapıyor, teşekkür ediyoruz” sözleri de bunu ortaya koyuyor.

Burada ilginç olan notlardan biri de şu:

Teoman Özalp 1989 seçimleri için Doğru Yol Partisi’nde aday adayı olarak Semih Pala ile önseçime girmiş ve kazanmıştı. Pala, önseçimi kaybetmesine karşın tüm seçim çalışmasına katılmıştı.

Önceki gün de Özalp’ın cenazesi ile ilgili hazırlıkları Semih Pala yönetti.

Vatanı kurtardılar ama mezarlarına bakan yok

Saadet Partisi Yıldırım İlçe Başkanı Ali Mollasalih’in fotoğrafına bakarken duygularımız kabardı, içimiz taştı.

Çünkü…

Aksu Köyü’ndeki İstiklal Harbi Şehitliği’nde mezarlar çok bakımsız. Her yanı otların kaplaması bir yana, vatanı kurtaran şehnitlerin mezar taşları yer yer kırılmış, yazıları silinmiş.

Açıkça söylemek gerekirse:

Bu görüntü utanç verici ve bize hiç yakışmıyor. Vatanı kurtaran şehitlerinin mezarlarına bakamayan bir millet olmamalıyız.

Avdancık’ta Koruma Kurulu kararına rağmen çalışan mermer ocağına Gümçed’den suç duyurusu

Artık herkes biliyor… Avdancık, 800 yıllık geçmişiyle Bursa’nın en eski yerleşim yerlerinden.

Gelin görün ki…

Bu tarihi miras hoyrat bir kullanımla karşı karşıya. Çünkü, tarihi mağaranın girişi ve Bizans Surları üstüne mermer ocağı için izin ve ruhsat verildi.

Buna karşı…

Kısa adıyla Gümçed olarak bilinen Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği’nin öncülük ettiği bir mücadele var. Üstelik bu mücadele, Avdancıklılar tarafından ciddi bir direnişe dönüştürüldü.

Ama…

Ankara bürokrasisi duyarsız. Hiç inceleme-araştırma yapma gereği bile duymadan, oturdukları yerden her ruhsat başvurusuna hemen izin veriyorlar.

Avdancık’ta, Demirtaş’ta hep böyle oldu. Dahası, Mustafakemalpaşa’nın iki köyüne yönelik kimsayal atık tesislerine de çevre araştırması yapılmadan izinler verildi.

Bu noktada…

Kültür ve Doğa Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun geçtiğimiz hafta bu sütunlardarn aktardığımız kararı önemliydi. Avdancık’ta tarihi mağara ve surlar üzerine mermer ocağı açılmasına karşı çıkan Kurul, ocağın durdurulması ve bölgenin sit alanı ilan edilmesi kararını aldı.

Fakat…

Kurul’un bağlayıcı olması gereken kararına karşın Avdancık’taki işletmeci mermer ocağına devam ediyor. Avdancıklılar da tepkilerini sürdürüyorlar.

İşte…

Bu duruma ciddi itiraz yine Gümçed’den geldi. Gümçed Genel Başkanı Adnan Önürmen hafta sonunda Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunarak tarihi eserler ve doğa tahribinin önüne geçilmesini istedi.

Yanı sıra…

Gümçed bir başvuru da Bölge Koruma Kurulu’na yaparak, karara rağmen çalışmaların sürdüğü uyarısında bulundu.

Bakalım…

Bu mücadeleyi kim kazanacak? Doğayı ve tarihi korumak isteyenler mi, yoksa Ankara bürokrasinin desteğiyle Bizans Surları’na kazma sallayanlar mı?

Şunun bilinmesinde yarar var:

Bursa değerlerine sahip çıkmayı öğrendi. Bu mücadeleyi de kesinlikle kazanır.

Diplomatik sorunların çözümü futbolda mı?

Cuma akşamı Fransa-Türkiye milli maçını izlemeye başladığımızda, kafamızda şöyle bir şey canlandı:

Yıllar önce…

Türkiye ile Yunistan arasında ciddi gerginlik vardı ve iki ülke arasında sportif eşleşme de olmuyordu.

Fakat…

Türkiye ve Yunanistan önce Avrupa, sonra da Dünya kupaları elemelerinde iki kez aynı gruba düştü. İlk kez yaşanan maç eşleşmesi, iki ülke arasındaki ilişkilere de yansıdı.

Ardından…

Ciddi sorunlar yaşadığımız Ermenistan ile milli takımımız Dünya Kupası elemeleri için eşleşti. O güne kadar iki ülke arasında kurulamayan diplomatik ilişkiler maçla başladı.

Üstelik…

Uluslararası alanda 1993’ten buyana “Şu sınır kapısını açıverin” isteği hep önümüze konmuşken, son dönemde kapının açılması için kendi aramızda tartışır bile olduk.

Bunlar şansa dayalı kura çekimine pek benzemiyor.

Bu formül ya da tabloya göre diplomasinin çözemediği sorunlar için futbolun aracı olduğu gibi bir sonuç ortaya çıkıyor.

O bakımdan…

Şimdi önümüzde bir başka eşleşme olasılığı duruyor.

Dünya Kupası elemelerinden sonra başlayacak Avrupa Şampiyonası elemelerinde Türkiye ile Güney Kıbrıs ya da Kıbrıs Rum Kesimi aynı gruba düşerlerse hiç şaşırtıcı olmayacak.

Bu arada…

Fransa maçının son dakikalarında gurbetçilerimizin yaptıkları akıl alacak gibi değildi. Bunun yol açtığı imaj hasarı kolay temizlenmez.

Adli Tıp’a başka bir yer önergesi

Doğan Alakoç adı bu kentte Kapalıçarşı ile özdeşleşti. Çarşı ve hanların dernekleşmesine öncülüğüyle de Sivilay tarafından ödüle layık görüldü.

Cumhuriyet Halk Partisi listesinden Osmangazi Belediye Meclisi Üyesi seçilen Alakoç, son meclis toplantısında esnafı ilgilendiren bir önerge verdi.

Atatürk Caddesi gibi kentin en önemli caddesinde bulunan Adli Tıp Kurumu’nun semt sakinleriyle çevre işyeri esnafını rahatsız ettiğini kaydeden Alakoç, yoğunluğu nedeniyle kent merkezinde böyle bir kurumun bulunmasının sakıncalı olduğunu belirtti.

Sonra da şunu istedi:

“Osmangazi Belediye Başkanlığımızı, Adli Tıp Kurumu’nun ikametgah dışına taşınabilmesi için uygun bir yer bulması, ivedilikle sonuçlanabilmesi için de İl Sağlık Müdürlüğü ve Adliye ile temasa geçmesi gerekiyor.” Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 08-06-2009



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*