Aleviler ilk kez devletle buluştu, dış Türkler sırada Faruk Çelik her göreve hareket getiriyor, büyük işlere imza atıyor.

Aleviler ilk kez devletle buluştu, dış Türkler sırada Faruk Çelik her göreve hareket getiriyor, büyük işlere imza atıyor. Alevileri ilk kez devletle buluşturan çalıştay önemli sonuçlar verdi. Şimdi de Dış Türkler Genel Müdürlüğü kurma hazırlığı yapıyor…


Anadolu toprakları yüzyıllar boyunca savaşlara ve ayrışmalardan kaynaklanan çatışmalara sahne oldu.

Bunlar arasında…

Etnik köken ayrışmasından doğan çatışmalar tarihte hep öne çıktı. Dinsel ayrılıklar yine bu toprakların özelliği haline geldi.

Üstelik…

Aynı dine mensup olunsa bile, mezhep farklılıklarının toplumsal ayrışmaya dönüşmesine tanıklık edildi. Farklı kültürlerden zenginlik oluşturmak yerine, insanlar bir birlerine uzak tutuldu.

Sünni-Alevi ayrışması bu konudaki en önemli örnek.

Dahası…

Zaman zaman dış mihraklar ya da içerideki kaos planlamacıları tarafından bu ayrışma körüklendi ve çatışmaya dönüştürülmeye çalışıldı. Bazı dönemlerde başarılı da olundu.

Sonuçta…

Aynı topraklarda yaşayan, aynı mahalle ve sokakta oturan, aynı dili konuşan, aynı dine inanan insanlar arasında Alevi-Sünni ayrışması ortaya çıkarıldı.

Devlet de bu ayrışmada taraf oldu. Uygulamalar ve muhataplıkta Aleviler yok sayıldı.

Son dönemde…

Hükümetin Alevilerle ilgili düşünceleri ve girişimleri gündeme geliyor. Bu girişimler bazı ortamlarda geniş tartışmalara yol açıyor. Kabul edip destekleyen de var, karşı çıkıp protesto eden de.

Fakat…

İçinde bulunduğumuz süreçte hükümetin çok ciddi bir hamlesine tanık olduk: Alevi Çalıştayı.

Konu toplumsal değerler bakımından çok büyük önem taşıyor. İşin siyasi boyutunda ise Bursa açısından bir özellik ortaya çıkıyor:

Bu çalıştay, Devlet Bakanı Faruk Çelik önderliğinde hazırlandı ve başarıyla da organize edildi.

••••••••••

Şöyle bir hafızalarımızı yoklayalım:

22 Temmuz 2007 seçimleri sonrasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yeni hükümeti açıkladığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini Faruk Çelik’e vermişti.

5 yıllık çok başarılı Grup Başkanvekilliği’nin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yapılarak Çelik’in harcandığını, çünkü bu görevi yapamayacağını düşünenler oldu.

Oysa…

Geride kalan 5 yıllık süreçte bu görevde Murat Başesgioğlu vardı. Ama kamuoyu Başesgioğlu’nu icraatlarıylya anımsayamadı.

Çelik ise…

İlk günden itibaren farklı bir Çalışma Bakanı oldu. Bugüne kadar Meclis gündemine bile getirilemeyen sosyal güvenlik reformunu çıkardı, çok önemli yasalara imza attı, geliştirdiği işsizlik projeleriyle dikkat çekti, sosyal taraf adı altında işçi ve işveren senrdikalarını bir araya getirip ortak rararlar aldırdı. Gerektiğinde sorumluluk aldı, gerektiğinde uzlaşmacı oldu.

1 Mayıs’ın bayram olmasında, kutlayanların Taksim’e çıkabilmesinde bile onun çabaları var.

Kısacası…

Faruk Çelik döneminde toplumun önünü açan bambaşka bir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı algısı oluştu.

Çelik şimdi Devlet Bakanlığı görevinde. Görev alanında ise Diyanet ve dış Türkler var.

Bu görevler açıklandığında küçümseyenler, “Çelik’in kızağa çekildiğini” söyleyenler olmuştu.

İlginç olan şu:

Çalışma Bakanı olduğunda harcandığını söyleyenlerle Devlet Bakanı olduğunda gözden çıkarıldığını konuşanlar hemen hemen aynı kişilerdi.

Görülen o ki…

Bursa’da her an Faruk Çelik’in tökezleyip çökmesini bekleyen bir grup var.

Nedense…

Bu beklentiler bir türlü gerçekleşmiyor. Bazen Çelik de hata yapıyor ama, sadece arkasından konuşup laf ürettikleri için bekleyenlerin duaları tutmuyor, o da bir türlü yıkılmıyor.

Nitekim…

Bir kez daha görüyoruz ki, Çelik’in görev yaptığı her yer hareketli oluyor ve önemli işlere imza atmaya devam ediyor.

Alevi Çalıştayı bunlardan biri.

••••••••••

Önceki gece konuştuğumuzda bu nedenle mutluydu.

“Çalıştaya 40 dernek katıldı. Aile ortamında ilk kez Aleviler devletle buluştular. Bu buluşma devlet kadrolarında olanlarla da sürecek” derken, bundan sonrası için çok önemli bir işaret verdi.

Konunun…

Avrupa Birliği kapsamında Demokratlar Birliği içinde de ele alındığını, çok önemli bir noktaya doğru gidildiğini söyledi.

Gerçekten de…

Yüzyıllar boyu süren gözardı edilmişlikten sonra Alevilerin devletle ilk kez buluşması, bu buluşmayı da Bursalı bir siyasetçinin sağlaması çok önemli.

••••••••••

İkincisi…

Devlet Bakanı Faruk Çelik’in gündeminde çok önemli bir konu daha var. Onu da şöyle açıkladı:

“21-23 Mayıs tarihleri arasında Yurt dışındaki Türkler-50. Yılında Göç ve Uyum Sempozyumu yaptık. Bu çok önemli bir buluşmaydı.”

Önemine şöyle işaret etti:

“Çünkü, 50 yıl sonra ilk kez göç konusu uluslararası bir toplantıda ele alındı. Sempozyuma 15 ülkeden 135 kişi geldi. Aralarında yabancı bakanlar, milletvekilleri, öğretim üyeleri var.”

Bu noktada…

Dış Türklerle ilgili önemli bir devlet organizasyonu hazırlığını açıklarken şu noktaya dikkat çekti:

“Dış Türkler çok önemli bir konu. Fakat bu konuda bugüne kadar ne yapıldığını kimse bilmiyor. Biz bugün bir şeyler yapıyoruz, ama yarın yerimize gelecek olanlar da bilmeyecekler. Çünkü yapılanların yer aldığı bir arşiv yok.”

Sonra da yeni hedefi açıkladı:

“Bakanlık olarak, Dış Türkler Genel Müdürlüğü kurulması için çalışma başlattık. Bu çalışmayı hükümet gündemine götüreceğim.”

Beklentisi şu:

“Bu sayede, hem Dış Türkler konusunda devlet olarak daha organize olacağız, hem de yapılanlar devlet belleğine girip kalıcı hale gelecek. İdari yapılanmayı bu nedenle çok önemsiyoruz.”

••••••••••

Gece yarısı görüşmesinden çıkardığımız sonuç şu:

Devlet Bakanı Faruk Çelik’in gündeminde gerçekten Türkiye açısından çok önemli konular ve sorunlar var.

Ve…

Çelik, bildiğimiz sorun çözücü özelliğini bir kez daha sergileyip, bugün ve yakın gelecek için Türkiye adına çok önemli işlere imza atmaya devam ediyor.

Başarısını da herkes görüyor.

Başhekim konusu ve anımsatma

Şevket Yılmaz Hastanesi’ndeki yangında 8 hastanın yaşamını yitirmesiyle ilgili raporlar doğrultusunda, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın “idari kusur” bulduğu Başhekim Dr. Osman Naci Çelik ile hastane yönetimini görevden alıp mahkemeye vereceğini duyurduk.

Dün arayanlar arasında, “Başhekimi Devlet Bakanı Faruk Çelik korumuyor muydu? Neden vazgeçti?” sorusuyla Çelik’in tavrını merak edenler de vardı.

Biz de onlara şunu anımsattık:

“İki yıl önce başhekim, Bakan Çelik’in onayıyla görevden alınmış ama mahkeme kararıyla dönmüştü.”

Meğer Bursa’nın gözü Tower Plaza’daymış

Tam 10 yıl oldu… Atatürk Stadı’nın karşısında yükselen Tower Plaza, kat sayısı ya da metrekaresinde fazlalık nedeniyle değil, alışveriş ve eğlence bölümü terasının üzeri örtüyle kapatıldığı için yapı kullanma izni alamadığından boş duruyor.

Bazı yapılar kentin değeridir. Tower Plaza’nın 10 yıldır boş durması doğrusu rahatsız ediyordu.

Çünkü…

Yapılıp bitmiş binadan ekonomik olarak yararlanamamak kadar, çürüyüp zarar görmesi de çok önemliydi.

Dün Ömer Göktuğ’un sürpriz kararını duyurduk. 500 metrekarelik teras örtüsünü kaldırmaya karar vermişti.

Bu durumda…

Bina normale döneceği için, yapı kullanma izninin önünde de engel kalmıyordu. Yıkım bugün yapılacak.

Fakat…

Dün arayan ve elektronik posta gönderenleri görünce, Bursa’da geniş bir kesimin bizim gibi “Böyle bir binanın boş durması yazık” dediğini daha iyi anladık.

Arayanlar arasında, eski belediye başkanları da vardı ve “uygulamanın haksızlığa dönüştüğü” görüşündeydiler. İnşaat aşamasında binaya karşı çıkan kimi sivil toplum dinamiği sözcülerinin bugün rahatladıklarını farkettik.

Meğer…

Bursa’nın gözü Tower Pylaza’daymış. Konuşmalardan, Göktuğ’un kararının vicdanları rahatlattığını anladık.

Bu arada…

Gelen iletiler arasında en ilginci, Tower’ın Bursaspor sosyal tesisi olarak stadyumla bütünleşmesini öneren Ahmet Çiftçi’nindi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 06-06-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın