Siyasi hesaplaşma bekleyenler kongreyi bahane ediyorlar

Siyasi hesaplaşma bekleyenler kongreyi bahane ediyorlar  AK Parti İl kongresiyle ilginç bir tablo ortaya çıktı: Sedat Yalçın`ı konuşuyormuş gibi yapan kimileri Devlet Bakanı Faruk Çelik`i hedef alıyorlar. Kongre sanki başka maçların rövanşına dönüştü…


Siyasetin şöyle bir gerçeği var: İktidar partilerinin kongreleri, diğer parti kongrelerinden daha fazla öne çıkar, daha fazla önemsenir.

Nitekim…

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde il kongresi süreci başladığında bunu birkaç kez tekrarladık ve geleneğe karşın AK Parti’de hareket olmamasını yadırgadık.

Ancak…

Kongre öncesi son hafta yaşananlarla, kongreden sonra ortaya çıkanlara baktığımızda karşımıza daha özel bir durum çıkıyor.

O da şu:

AK Parti içinde ve dışında siyasetle ilgili kimilerinin Devlet Bakanı Faruk Çelik ile özel hesapları var.

Bu hesaplaşma arzusu, Çelik’in bakanlığı değiştiğinde “üzerinin çizildiği” tartışmasıyla başladı.

Kongre süreci ise, Sedat Yalçın çevresinde Faruk Çelik hesaplaşmasına dönüştürüldü.

Başbakan ve Genel Merkez’in Yalçın’ın devam etmesini istemelerinden sonra Çelik’in hesabının bu kez görülebileceğini düşündüler. Ne var ki, hesap yine tutmadı.

Buna karşın…

Kongre sonrası yeniden Sedat Yalçın üzerinden Çelik hesaplaşması başlatıldı. Şimdilerde kulis yorumu adı altında kimileri Sedat Yalçın’ı konuşur gibi yapıp, hedefe yine Faruk Çelik’i koyuyorlar.

Kongreyi başka maçların rövanşı gibi algılıyorlar. Bursa siyasetinin ihtiyaç duyduğu Sedat Yalçın’a da zarar vermeye devam ediyorlar.

Kendileri gibi düşünmeyen herkese de kızıyorlar.

Buradan bakıldığında…

Faruk Çelik’in tökezleyip kaybetmesini bekleyenlerin yine amaçlarına ulaşamadıkları görülüyor.

Oysa…

Kongrede Çelik açısından en önemli olumsuzluk, milletvekillerinin yarısından çoğuyla ilk kez ayrı düşmesiydi.

Merkez siyasetinde boşluğu konuşuyoruz ama, bunun fotoğrafını acaba nasıl anlayabileceğiz?

Kim ne derse desin… Hüsamettin Cindoruk’un önündeki tüm engellere karşın Demokrat Parti Genel Başkanlığı için aday oluşu ve seçilmesi siyasete heyecan getirdi.

Seçim döneminde bile adından söz ettiremeyen Kırat, şimdi Cindoruk’la en çok konuşulan parti haline geldi.

Dahası…

Cindoruk’tan merkez siyasetini toparlayıp birleştirici olması ve abilik yapması bekleniyor.

Bu yolda atılacak ilk adım da belli: Doğru Yol Partisi ile Anavatan Partisi’nin birleşebilmeleri için oluşturulan Demokrat Parti çatısı altında iki partiyi bu defa bir araya getirmek.

Önceki akşam…

ART adlı televizyon kanalında Cindoruk’u izledik. Beklenen bu birleşmeye kesin kararlı görüntüsü verdi.

Hatta…

Anavatan Genel Başkanı Salih Uzun ile dün ilk görüşmeyi de yaptı.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki “Bir millet iki devlet” benzetmesinden esinlenerek “Bir parti iki örgüt” tanımlaması yaptı.

Ardından…

“Herkesi çok şaşırtacak, çok önemli sürpriz katılımlar olacak” dedi.

Yani…

Merkez siyasetinin birleştirilmesi inşaatına yeniden ve bu kez sonuç almaya yönelik olarak daha istekli başlayacağını açıkladı.

••••••••••

Bu noktada…

Akla gelen soru şu:

Merkezin kimler olduğunu, ya da kimlerin merkezi oluşturduğunu nasıl anlayacağız? Hangi fotoğrafga bakıp “işte merkez” diyeceğiz? Hangi fotoğraftan “merkez değil” kanaatine ulaşacağız?

Örneğin…

2002 genel, 2004 yerel, 2007 genel ve son olarak 2009 yerel seçimlerinin en yüksek oyla kazanan partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin merkezde yeri olup olmadığını nasıl anlayacağız?

Öyle ya…

AK Parti oy patlaması yaparken, yıllarca merkez bildiğimiz partiler oy olarak geriledi ve tükenme noktasına geldi.

AK Parti’ye kimler oy verdi? Sonuçlara bakıp, AK Parti’nin merkezi doldurduğunu söyleyebilecek miyiz?

Yoksa…

DP çevresinde oluşacak yapılanmayı mı bekleyeceğiz?

••••••••••

Aslında…

Tüm bu sorulara kılavuz olabilecek bir fotoğraf var önümüzde.

O fotoğrafı da pazar günü AK Parti İl kongresi sırasında Atatürk Spor Salonu tribünlerinde gördük.

Orada…

Sakallı ihtiyar da vardı, saçını atkuyruğu yapmış genç de. Takım elbiseli de vardı, ayağında şortla bayrak sallayan da. Türbanlı da vardı, başı açık da. Tesettür giyimli kadınlar da vardı, kolsuz kıyafet tercih eden de.

Kısacası…

Refah ya da AK Parti’nin ilk dönemlerindeki görüntünün çok ötesinde, toplumun tüm kesimlerini buluşturan bir fotoğraf pazar günü Atatürk Spor Salonu’nda ortaya çıktı.

Bu fotoğraf…

AK Parti’nin son seçimde gerilemiş olmasına karşın, merkezin sanıldığı kadar boş olmadığını gösteriyor.

Yılmaz Akkılıç ustadan uyarı var

Gazeteci büyüğümüz, Bursa basının duayen isimlerinden Yılmaz Akkılıç ustamız, AK Parti İl Başkanı’nın adını kiminin Nagip, kiminin Nagıp yazdığını, sözlükte ikisinin de karşılığının olmadığını vurgulayıp şu uyarıyı yapıyor:

“Sözcüğün aslı Arapça Nakib olsa gerek; bir kavmin veya kabilenin resii veya vekili ya da, bir tekkeden şeyhin yardımcısı olan en eski derviş veya dede anlamına. Peygamber soyundan gelenlerin işlerinin yürütülmesi için atanan kişiye de nakib-ül eşraf deniliyor.”

Bir not da bizden:

AK Parti İl Başkanı’nın adı nüfusunda Nagip olarak yazıyor.

Gürsu Kavşağı ve Altepe çelişkisi

Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu’ndan gelen bültenden, Başkan Recep Altepe’nin ulaşım projelerine Gürsu Kavşağı ile start vereceğini öğrendik.

Açıkça söylemek gerekirse…

Kendine özgü ve yeni dönemin ulaşım felsefesini ortaya koyacak bir projeyle başlangıç beklerken, Hikmet Şahin döneminden kalma Gürsu Kavşağı’nın ihaleye çıkarılmasını şaşırtıcı bulduk.

Evet…

Gürsu Kavşağı’nda trafik karmaşası var ve bunun düzeltilmesi gerekiyor.

Ama…

Bugünkü hemzemin kavşak yine geçen dönem alelacele devreye sokulduğu için, çare olacağına sorun haline gelmişti.

Çünkü…

Karapınar bölgesindeki 5 mahalleden gelen araçların bu kavşağa çıkışları unutulmuş. Öyle olduğu için de, başta minibüsler, mahallelerden gelen araçlar boş bulduklarında kavşağa dalmak zorunda kalıyorlar.

Yanı sıra…

Kestel yönüne gidişte kavşaktan sola dönmek isteyen araçlar iki, bazen üç şerit yolu kapatıyorlar ve ciddi sorunlar çıkıyor.

Açıklamaya göre, Büyükşehir buraya Şahin döneminin bat-çık kavşaklarından yapacakmış.

Altepe’nin eleştirdiği bat-çık modelini ilk uygulama olarak yapması bir başka ilginçlik olsa gerek.

Fakat…

Gazetemizin yakınında ve burnumuzun dibinde olan bu kavşağa yatırım yapmak yerine, Gürsu’nun ulaşım sorununu Kestel Kavşağı’nda trompet kavşak modeli uygulamasıyla çözmenin daha doğru olacağını düşünüyoruz.

Türkan Hoca’ya toplum desteği

Prof. Dr. Türkan Saylan adının bilinirliği öncelikle tıp dünyasına yaptığı hizmetlerle başladı. Sonra, özellikle kızların okuyabilmesi için verdiği mücadele öne çıktı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği bu nedenle Türkiye’nin en önemli sivil toplum yapılanmalarından biri haline geldi.

Derken…

Türkan Saylan adı, Ergenekon soruşturmasında geçti. Kanser nedeniyle kemoterapi tedavisi gördüğü süreçte evinin aranması toplumsal duyarlılığı harekete geçirdi ve tepkiye dönüştü.

Dün…

Cenaze törenine inanılmaz bir kalabalık katıldı. Devlet büyükleri için yapılan törenlerle yarışan bir cenaze töreni oluştu. Üstelik bu tablo kendiliğinden gelişti.

Töreni ve konuşmaları izlerken şunu düşürdük:

Toplum cenaze töreninde kimi çevrelere önemli mesajlar verirken, Türkan Hoca’ya sahip çıktığını gösterdi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 20-05-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın