– Zaman zaman… Gazetelerde okuyor, televizyon haberlerinde izliyoruz. Yediğimiz gıdalara hile karıştıranlar maalesef çıkıyor. Daha fazla kazanç uğruna insan sağlığını etkileyecek ürün karıştıranlara karşı ciddi mücadele var.
Bazı marketlerdeki satış reyonlarından da olumsuz görüntüler yansıyor.
Oysa…
Günümüzde gıda çok pahalı ve erişimi giderek zorlaşıyor. Bunun yanında bir de gıda güvenliği sorunu tüketici için büyük tehlike.
İşte…
Bu konuda, işin uzmanı bir isimden, Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin-Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar’dan çok önemli gözlem ve uyarılar geldi.
Mustafa Hoca…
Sofraların vazgeçilmezi olan ekmek tüketiminden yola çıkıp “1502 yılındaki ekmeği isterim” diyor. Gerekçesini de şöyle açıklıyor:
“Ekmek fırından çıktığı gibi soframıza gelir, yıkama ve temizleme imkanı yoktur. Bu nedenle ekmek üretiminde kurallara uymak, sağlıklı üretime dikkat etmek büyük önem taşır. Aksi halde kontrolsüz üretim ekmeği hastalık kaynağı haline getirebilir.”
Şunu anımsatıyor:
“Dünyada Gıda Kontrolü’yle ilgili en eski mevzuat 1502 yılında Bursa’da yayınlandı. Kanunname-i İhtisab-ı Bursa, yani Bursa Belediyesi Kanunu dünyanın ilk standart kanunu olarak bilinir.”
Bugünün gerçeğine işaret ediyor:
“O kanundan 500 sene sonra Bursa’da faaliyet gösteren 420 fırından 110’unun ruhsatı yok. Ne kadar korkunç, neredeyse 4 fırından 1’i denetimden uzak faaliyet gösteriyor.”
Ardından…
“Belediyelerimizin yürüttüğü tarihe sahip çıkma, geçmişe değer verme çalışmalarını ilgi ve takdirle izliyorum” deyip şu çağrıyı yapıyor:
“Ekmeğimizle oynayanları, halk sağlığını hiçe sayarak üretim yapanları falakaya yatırmayalım, ama gelin Bursa’yı gıda güvenliğinde masaya yatıralım.”
İstediği şu:
“1500’lü yıllardaki gibi gıdada güvenli şehir haline getirelim.”
Bursa’yı gıda güvenli kent yapalım: Uzmanından önemli uyarı ve çağrı var
Bursa’yı gıda güvenli kent yapalım: Uzmanından önemli uyarı ve çağrı var – Ahmet Emin Yilmaz
