Dere yatağını bozup imara açan belediye bakım yapar mı?

Dere yatağını bozup imara açan belediye bakım yapar mı? Türkiye yaşamadığı kadar sel felaketlerini peş peşe yaşıyor. Felaketler de dere yataklarının imara açılıp yapılaşmasından kaynaklanıyor. Buna karşın DSİ dere ıslahını belediyelere devrediyor? Sorun da bu…


Türkiye bu dönem, değişik bölgelerde ve daha önce yaşanmamış boyutlarda sel felaketleri ile karşı karşıya.

Önce…

Karadeniz’de sel faciaları yaşandı. Artvin’i, Giresun’u, Rize’yi sel aldı.

Ardından…

Tekirdağ ve Silivri sele kapıldı. Ertesi gün İstanbul’un ana caddeleri ve geniş alanları göle dönüştü, sele kapılıp yaşamını kaybeden insanların acısı yaşandı.

Derken…

Sel hafta içinde Artvin’i bir kez daha vurdu.

Bu felaketlerin tek bir ortak noktası var: Dere yataklarının imara açılması ve yapılaşma.

Doğa her zaman kendisine ait olanı geri aldığı için, dere yataklarına yapılanları yıkıp, önüne çıkanları da yutup geçti.

Burada…

Önemsenmesi gerektiğini düşündüğümüz bir noktaya daha dikkat çekmek istiyoruz:

Yasalara göre taşkın sahası olan dere yataklarının bakımları ve ıslahı DSİ sorumluluğunda.

Ancak…

Bursa’dan, DSİ’nin son yıllarda bu sorumluluğunu yerine getirmediğini biliyoruz. Buna karşın, belediyeler de her fırsatta dere yataklarıyla oynuyor, güzelleştirme adına bozuyorlar.

Tam bu noktada…

Çevre ve Orman Bakanlığı, derelerin bakım ve ıslahını belediyelere bırakma kararı aldı.

İlk anda…

Yereldeki işleyişi hızlandırma ve bütünlük sağlama açısından alınmış bir karar gibi gözüküyor ama, derelerin bugünkü taşar hale gelmelerinin sorumluluğunun belediyeler olduğu unutulmamalı.

Dere yataklarını bilinçsizce bozan ve çevrelerini de imara açan belediyeler acaba ıslahını yaparlar mı?

Bursa’da ne yazık ki kötü örnekler var. O bakımdan belediyelerin dere ıslahını gerektiği gibi yapacaklarından umutlu değiliz.

İnsan yaşamına yıllar eklenmişken, sıra yıllara yaşam eklemeye geldi. Bursa neden yaşlı dostu bir şehir olmasın?

Başlığa aldığımız cümle, Doruk Tıp Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Esgin’e ait:

İnsan yaşamına yıllar eklenmiş. Şimdi sıra yıllara yaşam eklemeye geldi.”

Aslında…

Dr. Esgin bu cümlesiyle, herkes için geçerli olan bir duruma önce işaret ediyor, sonra da yeni bir hedef gösteriyor.

İşaret ettiği yaşlılık, gösterdiği hedef ise, yaşlılar için yaşam alanı oluşturulması.

Kaldı ki…

Daha bir ay önce, kamuoyunun çok fazla ilgisini çekemese bile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası 26. Komite Başkanı olarak geriatri, yani yaşlılık bilimi ve yaşlı bakımı konulu toplantı düzenledi.

Rakamlar da konunun önemini ortaya koyuyor:

Tıbbın gelişiminin de etkisiyle, ülkemizde yaşam süresinin ortalama 70 yaş civarı olması bekleniyor.

Bursa’da 2008 verilerine göre nüfusun yüzde 8’i 65 yaş üzerinde. 2050 yılında bu rakam Türkiye nüfusunun yüzde 20’sini aşacak.

Bu nedenle, Türkiye’de 9 üniversitede yaşlılık bilimi, yani geriatri dalı oluşturuldu.

Ancak…

Yaşlı bakımı konusunda özel merkezlerin çok hızlı artmasına karşın çok ciddi eksikler ve sorunlar var.

İşte…

Dr. Mustafa Esgin bu nedenle geriatrik bakım merkezi üzerinde duruyor. Bunu bir sosyal sorumluluk projesi kabul ettiği için de modern kent yaşamındaki gerekliliğine işaret etmek üzere kent yönetimine öneri olarak ortaya koyuyor.

••••••••••

Aslında…

Ülkemizde Emekli Sandığı’nın başlatıp Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sürdürdüğü yaşlı bakım evi projeleri var. En güzel örnek İzmir Narlıdere’de.

İşte…

Dr. Esgin de;dinç yaşlı konutları, sosyal merkez, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi gibi birimleri içeren ve tüm ayrıntıları belli Geriatri Merkezi projesi öneriyor.

Örneğin…

Dinç yaşlı konutlarında dinlenme, sohbet, okuma, TV izleme ve sosyal ortamlar planlanıyor. Odalarda telefon, banyo, mutfak, uydu TV, acil çağrı düğmesi gibi olanaklar gerekli görülüyor.

Sosyal merkezde çarşı, banka, postane, berber, kuaför,kütüphane, kafeterya, oyun salonu, restoran düşünülüyor.

Sağlık merkezinde yaşlıların sağlık sorunlarını yakından izleyip tedavi edecek ünite kurgulanıyor. Bu ünitede geriatri eğitimi almış iç hastalıkları uzmanı yanında, fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünde fizik tedavi uzmanı, fizyoterapistler, terapistler ve diğer sağlık personeli ile tıbbi gözlem ünitesi vazgeçilmez kabul ediliyor.

Ayrıca…

Merkez bünyesinde oluşturulacak seralarda yaşlıların günlerini aktif, verimli ve üretim değeri olan uğraşlardan bitkin yetiştiriciliği ile geçirerek yaşama aktif katılmaları amaçlanıyor.

Tüm bu ayrıntıların ardından Dr. Mustafa Esgin şu soruyu Bursa gündemine taşıyor:

“Sağlık turizmi, kış turizmi, kongre turizmi derken ülkemizde henüz yaygınlaşmamış olan geriatri projelerinin bir merkezi de neden Bursa olmasın?”

Ardından…

“Bursa, Yaşlı Dostu Şehir konseptine çok uygun ve altyapısı da var” dedikten sonra şunu öneriyor:

“Yaşlılarımızın güvenli ve bağımsız yaşamlarının desteklenmesi, topluma katılımlarının ve bakımlarının sağlanması, yaşlılıkla ve sağlıkla koordineli bir şehir planlaması, Yaşlı Dostu Şehir için uygun trafik düzenlemesi önceliklerimiz arasında yer almalı.”

Kaliteli sorular ve kalitesizliğin rantı

Bursa kamuoyu Mustafa Karaman adını, Türk Standartları Enstitüsü Bölge Müdürü olarak yaptığı çalışmalarla tanıyor.

Bir yandan da…

Sivil toplum örgütlerine katkı koyuyor.

Bursa Platformu Derneği onun öncülüğünde kuruldu, tüketiciyi koruma amaçlı çalışmaları da devam ediyor.

Üretim ve hizmette her geçen gün önemi artan kalite konusunda çok önemli çalışmaları var.

Bu kapsamda…

Bayramdan buyana dostlarına “Kaliteli/Kalite-Siz Sorular” başlığıyla bazı sorular gönderiyor.

İşte o sorulardan bazıları:

Kalite nedir? Kalite üzerinden rant elde edenler kimler? Kalitesizlik maliyetlerini düşündünüz mü? Kalite gerçekten bir maliyet mi? Yaşam kalitesi ne demek? İçtiğimiz suyun, soluduğumuz havanın, yediğimiz gıdanın kalitesinden haberdar mıyız?

Kalitesiz bir durumla karşılaştığımızda nereye başvurmalıyız? Kalitenin sahibi kim? Kansorejen maddeler ihtiva eden ürünler neler, hangilerini kullanıyoruz? Hangi ithal ürünler denetime tabi tutulmuyor, neden? Kalite belgeleri ne anlama geliyor? Belgesi olan gerçekten kaliteli mi?

Kalitesizliğin rantı ne kadar? Bu rant kimlerin cebine gidiyor? Bu çarka kimler dur diyecek? Siyasette kalite olabilir mi? STK’lar görevlerini etkin yapabiliyor mu?

Soruların ardından Karaman şöyle sesleniyor:

“Ya kalitesizsiniz, ya da kalite sizsiniz. Bu sorulara birlikte cevap aramaya var mısınız?”

Mürsel Köyü, Başkan Altepe’ye minnettar

Geçenlerde, Mudanya’ya bağlı Mürsel Köyü Muhtarı Hüseyin Çakır ile konuşuyorduk. Mutluluktan sesi cıvıl cıvıl çıkıyordu.

Nedenini şöyle açıkladı:

“Allah razı olsun Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’den, Köyümüzü ihya etti, kendisine minnettarız.”

Yapılanları şöyle saydı:

“Büyükşehir toplam 60 kilometre tarla yolu açtı. Toplam 4 kilometre stabilize asfalt, 3 kilometre sıcak asfalt döktü. Ana arter yolu 24 kilometreyi buluyor. Ayrıca 1680 metre kanalizasyon döşendi. Şu anda ara yollarda sıcak asfalt devam ediyor.”

Muhtarı mutlu eden bir şey daha var:

“Köyümüzün okul sorunu vardı. Bosch Fren Sistemleri okulumuzu restore etti. Açılışını 29 Eylül Salı günü yapacağız. Lise için de Sayın Valimiz Şahabettin Harput devrede. Yakında protokol yapılmasını bekliyoruz.”Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 27-9-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın