MHP sonucu başarılı bulmuyor, genel seçime hazırlanıyor…

MHP sonucu başarılı bulmuyor, genel seçime hazırlanıyor…  MHP İl Başkanı Demirören, oyların artmasına karşın seçim sonucunu başarı için yeterli bulmuyor. Hedefi de koydu: Heyecanı eksiltmeden, aynı hızla ve kaldıkları yerden genel seçim hazırlığına devam…


İlk hamleyi, kamuoyunun tanıdığı parti dışından adaylarla yapan ve belediyeleri kazanmayı çok istediğini belli eden Milliyetçi Hareket Partisi, 29 Mart yerel seçiminde kazanan partilerden oldu.

Üstelik…

Bize göre; kimi adayların, parti dışı unsurların etkisi altında kalmalarıyla oluşan yanlışlarına karşın oy oranını yükseltme başarısını sağladı.

Bu noktada…

MHP’nin yeni hedefi önem kazandığı için dün İl Başkanı Arif Demirören’i aradık.

Seçimin ertesi günü Trabzon’a uçmuş. Sonra da Artvin, Ardahan, Kars, Erzincan, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Samsun ve Amasya’yı gezmiş. Aradığımızda Amasya-Tokat arasındaydı. Tokat’tan da uçakla İstanbul’a dönüp Bursa’ya gelecekti. Yorgunluğa karşın sesinde heyecan vardı.

Önce…

“Bu sonuç başarı değil. Ama, ciddi bir ilerleme anlamı taşıyor” dedi ve şunu söyledi:

“MHP’nin yüzde 7-8 civarında olan kemikleşmiş oyu yüzde 16’lara yükseldi.”

Yeni hedef şu:

“Bize düşen, bu sonucun üzerine iyi bir program ve çalışma koyarak önümüzdeki seçime güçlü girmektir.”

Şunun altını çizdi:

“Heyecanımızı eksiltmeden, aynı hız ve kararlılıkla genel seçim hazırlığına kaldığımız yerden devam edeceğiz.”

Bu doğrultuda…

Seçim değerlendirnesi ve yeni dönem stratejisi için MHP’de hafta sonu geniş katılımlı toplantı var.

Toplantıya teşkilatların yanı sıra, seçilmiş belediye başkanı, il genel ve belediye meclisi üyeleriyle, meclisler dahil tüm adaylar davetli.

Seçim analizine farklı bir yorum

Yerel seçimin üzerinden 10 gün geçti ama değerlendirmeleri bitmedi.

Özellikle…

DP Adayı Hikmet Şahin’le ilgili değerlendirmelerde şunu tekrarlıyoruz:

5 yıla en çok iş sığdıran Büyükşehir Belediye Başkanı oldu… İz bıraktı… Ama 5 yıl önce seçimi kazandığı Adalet ve Kalkınma Partisi yeniden aday göstermeyince Demokrat Parti’ye geçip aday oldu… Sonuçta da seçimi kazanamadı… Keşke finali böyle yapmasaydı…

Üstelik…

Bu, izlediğimiz kadarıyla Bursa yerel basının ortak genel değerlendirmesi halini aldı.

Dün…

Bulunduğumuz bir dost meclisinde, biz dahil yapılan bu değerlendirmeye itiraz geldi.

Denilen şu:

“Sizler Hikmet Bey’in başarılı olduğunu anlatırken, seçimi DP adayı olması yüzünden kaybettiğini söylüyorsunuz.”

Sonra da…

Seçimlerde parti-aday ilişkileri açısından sonuca yönelik iki örnek verdiler:

“Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen Demokratik Sol Parti’den seçime girdi ve kazandı. DSP’nin durumu DP’den daha mı parlak? Ayrıca Yalova’da DP adayı seçimi kazandı. Orada DP daha güçlü parti mi?”

Söyledikleri şu:

“Eğer seçim yalnızca partiyle alınabilseydi, o zaman Eskişehir ve Yalova’da bu sonuçlar olmazdı. Bursa’da ise sonuç alınamaması yalnızca partiye bağlanıyor. Oysa Hikmet Bey de kendini sorgulamalı.”

Sonuç olarak…

Bulunduğumuz o dost meclisinde, değerlendirmelerin “DP’ye haksızlık” olduğu görüşü öne çıktı.

Doğayı delik deşik eden taş ocakları şimdi gözünü tarihi mirasa dikti, Avdancık tehlikede

Üç yıl önceydi… Kısa adı Gümçed olan Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği Başkanı Adnan Önürmen sohbetimiz sırasında, Bursa’nın burnunun dibindeki ormanlık alanlarda taş ve kireç ocakları nedeniyle yaşanan tahribatı anlattı.

Sonra da…

Masamızın üstüne, taş ocaklarının doğada oluşturduğu tahribatı gösteren fotoğrafları koydu.

Doğrusu istenirse…

Taş ocaklarının doğal yapıyı nasıl bozdukları bilinmekle birlikte, gözle görülür yerlerde olmadıkları için ilk anda yaşanan felaket algılanamıyor.

Ama…

Önürmen’in oyulmuş dağları ve delik deşik edilmiş ormanlık alanları gösteren fotoğraflarına bakınca yerimizden fırladığımızı anımsıyoruz.

Oysa…

Bursa’yı saran orman arazileri ve doğa, kent merkezindeki yaşam için akciğer özelliği taşıyor.

O süreçte…

Gümçed’in verdiği mücadeleyi, taş ocakları tahribatını gözler önüne serme çabalarını bu sütunlardan sık sık aktardık, ilgililerin dikkatini çekmeye çalıştık.

Fakat…

Ruhsatların Ankara’dan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan veriliyor olması, bürokratların araziyi yerinde görme dertlerinin olmaması yapılacakları kısıtlıyordu.

Bu noktada…

Maden mühendisleri de, inşaatlardan yol yapımına kadar her yerde gerekli olan mıcırın elde edilebilmesi için taş ocaklarının gerekliliğini anlatmaya çalıştı.

Fakat…

Bu işin için Bursa’nın daha uzaktaki daha uygun bölgelerinden yararlanılabilirdi.

••••••••••

Gümçed Başkanı Adnan Önürmen, bir doğa gönüllüsü ve doğayı koıruma savaşçısı olarak taş ocaklarının peşini hiç bırakmadı.

Biz de onun verdiği heyecanla konuya ilgimizi hiç kesmedik.

Dün…

Önürmen bir başka felaket tablosu ortaya koydu:

Doğayı delik deşik eden taş ocakları, 600 yıldan fazla geçmişe sahip Avdancık Köyü’ne kadar ulaşmışlardı.

Bu köyde zaten bir taş ocağı vardı ve çalışıyordu. Ne var ki, izin verilen ikinci taş ocağı doğanın yanı sıra bu kez tarihi de yok edecekti.

Çünkü…

Kitaplara konu olan Avdancık Mağarası girişini yok ediyordu. Mağaranın üstündeki Bizans Kalesi bile tehlike altındaydı.

Adnan Önürmen’i üzen bir şey daha var:

Taş ocağı ruhsatı Ankara’da, araziyi bilmeyen ve görmeyen bürokratlar tarafından verilmiş ama, işletme ruhsatı Osmangazi Belediyesi’nden alınmıştı ve altında Recep Altepe imzası vardı.

Koruma sağlanamadığı için, Türkiye’nin değişik yörelerinden gelen definecilerin kazmalarıyla delinen Avdancık’ı çevreleyen doğal ve tarihi ortamlar şimdi taş ocağının tehditi altına girmişti.

Dün konuyştuğumuzda Gümçed Başkanı Adnan Önürmen’i kararlı gördük.

“Bu taş ocağı iznini yargıya götürüyoruz. Avdancık’ta doğayı ve tarihi deldirtmeyeceğiz.”

Değişen gelenek ve hoş mesajlar

Geriye dönüp baktığımızda, Amerikan başkanlarının görev sürelerinin sonuna yaklaşırken Türkiye’ye geldiklerini görüyoruz.

Üstelik…

Gelirken de, kuralmış gibi Yunanistan’a uğradıklarını anımsıyoruz.

Bu kez Amerikan geleneği değişti. İlk kez bir ABD Başkanı, göreve başladıktan sonra ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye yapıyor.

Hem de…

Uluslararası toplantılar için değil, doğrudan resmi ziyaret olarak geldi.

Bu da…

Amerika’nın bölgemizle ilgili değerlendirmesinde Türkiye’den beklentilerinin önemini kendiliğinden gösteriyor.

Dün gün boyu Obama’nın Ankara temaslarını ve verdiği mesajları izledik. Türkiye’nin gönlünü hoş etme arzusundan uzak, içten mesajlar verdiği izlenimi edindik.

Umarız…

Bunlar hoş mesaj olarak kalmaz da, diplomasi kuralları içinde Türkiye’nin kazanımları olur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 07-04-2009


    İlk yorum yapan olun

    Bir yanıt bırakın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


    *