Siyasette “mükerrer seçmen” korkusu…

Siyasette “mükerrer seçmen” korkusu… Seçime düşen şaibe gölgesi nasıl kalkar? Neden “mükerrer seçmenle mükerrer oy” kaygısı var? Sistem seçmenin işini neden zorlaştırıyor? Hikmet Şahin’in adaylığı CHP gündemine geldi mi? CHP İl Başkanı Akdoğan cevapladı…


Kimi siyasi partinin hesabına göre sadece merkezdeki üç büyük ilçe olan Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer’in seçim kütüklerine 22 Temmuz 2007 seçiminden bu yana toplam 215 bin yeni seçmen eklenmiş.

Bu rakama…

Kimi partinin yaptığı araştırmalarda 239 bine kadar çıkıyor.

Ama…

Herkesin hemfikir olduğu nokta şu:

29 Mart 2009 yerel seçimleri için esas olacak seçmen listelerini iki yıl önce bilgisayar ortamında güncelleyen Seçim Kurulu, bu kez geçen yıl Türkiye İstatistik Kurumu’nun ev ev dolaşarak yaptığı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre seçmen listelerini hazırladı.

Dolayısıyla…

Geçen yıl yaşanan kargaşaların bir bölümü bu kez Seçim Kurulları’nın sorunu haline geldi.

Çünkü…

Ev ev dolaşılarak yapılan ya da yapılamayan kimi tespitler, sonradan düzeltme yoluna gidildiği için, seçmen listeleri de karıştı.

İşte…

Bu noktanın ortaya çıkardığı iki sonuç var:

Birincisi…

Son bir yılda seçmen listelerinde yaşanan bu artış, bu kadar seçmenin bir önceki seçim olan 22 Temmuz 2007 genel seçiminde oy kullanamadığı anlamına geliyor ki, ortaya “kayıp Bursa” fotoğrafı çıkarıyor.

İkincisi…

Bu kadar çok yeni ismin seçmen listelerine girmesi, siyasi partilerde doğal bir tepkiye yol açtığı için, 29 Mart 2009’da yapılacak yerel seçim şimdiden şaibeli hale geldi.

Aslında…

Yapmaları gerekeni yapan ve tespit ettikleri liste yanlışlarını uyaran siyasi partiler de bu durumdan rahatsızlar. Muhalefet partileri bir yandan itirazlarını sürdürürken, bir yandan da “seçim sonucuna şaibe düşürecek” bir görüntü veriyor olmanın sıkıntısını yaşıyorlar.

Nedeni de belli:

Yazılan ya da yazılmayanların tümünü aynı partiden kabul etmek mümkün değil. Orada her partinin oyu var. O nedenle, kimse için kayıp ya da kazanç hesabı yapmak doğru olmaz.

••••••••••

Nitekim…

Dün Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Gürhan Akdoğan’la konuşurken bir noktanın altını özellikle çizdi:

“Bu konu gerçekten çok kritik. Özellikle seçmen listelerindeki anormal artışı dikkate almadığı görüntüsü veren partileri de ilgilendiriyor. Çünkü, böyle bir sorunun gelip kimi vuracağı belli olmaz.”

Ardından…

“Adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre oluşturulan seçmen listelerinde birden çok yerde kayıtlı insanlar olabileceği anlaşılıyor” dedikten sonra,tespitlerden yola çıkarak, seçimlere yönelik çok ciddi bir kaygı ortaya koydu:

“Üstelik, bu seçimde artık oy kullanan seçmenin parmağına sürülen boya da kaldırılıyor. Boya da sürülmeyecçeğıi için, mükerrer seçmenlerle mükerrer oy kullanılabileceği kaygısı taşıyorum.”

Bunu söylerken şunun da altını çizdi:

“Ben bunların belli bir siyasi partinin hazırlığı doğrultusunda yapıldığını söylemiyorum. Ama ortaya çıkan hatalı listelerin, tüm partilerin sorunu olduğunu ve kimi vuracağının belli olmadığını ısrarla söylüyorum.”

Yolu da gösterdi:

“Aslında, Yüksek Seçim Kurulu listelerin askı süresini uzatsaydı gerekli düzeltmeler için fırsat tanırdı. Ama bu yapılmadığı gibi, 15 günlük süre 10 güne indirildi.”

Üzerine basa basa şunu söyledi:

“Seçmen listeleri konusunda ülkede büyük bir kargaşa var. Bir siyasetçi olarak bundan elbette rahatsızım. Oysa, kimden gelirse gelsin, seçimlerin üzerinde şaibe ve gölge olmamalı. Bu da idarenin sorunu.”

Şunu anımsattı:

“Bizim Nilüfer ilçesiyle ilgili yaptığımız tespitler var. Onları ortaya koyup Seçim Kurulu’na itiraz ettik. Bu itiraza bir cevap gelecek, onu bekliyoruz. Ama 129 bin yeni kayıttan ancak 3-5 binini düzeltebileceğiz.”

Kargaşayı anlatırken, parti bünyesinden örnek verdi:

“Milletvekilimiz Abdullah Özer Bey gitmiş mahallesindeki listeye bakmış, adını bulmuş. Ama bir de Yüksek Seçim Kurulu’nun internet sitesinden kontrol etmek istediğinde şaşırmış. Çünkü internetteki YSK listesinde adı yokmuş.”

Seçmene zorluk çıkaran sistem

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Gürhan Akdoğan’la konuşurken, seçmen listeleri ve seçmenin itiraz hakkıyla ilgili çok önemli bir noktaya parmak bastı:

“İnsanlar zaten ekonomik kriz nedeniyle işlerini kaybetme tehlikesi yaşıyor. Buna rağmen işyerinden izin alanlar mahallesindeki listeyi incelemek durumundular.”

Devam etti:

“Listede adlarını bulamazlarsa, bu kez bir bilgisaya bulup internete bağlanmaları, Yüksek Seçim Kurulu’nun sitesine girmeleri, nüfus kimlik bilgilerini verdikten sonra, nerede kayıtlı olduklarını öğrenmeleri gerekiyor.”

Şunu ekledi:

“Sonra da kayıtlı olduğu mahallenin muhtarlığına gidip, oradaki kaydı şimdi oturduğu yerdeki muhtarlığa aldırması gerekiyor.”

İzlenecek yolu anlattıktan sonra şunu sordu:

“Bir kere, bilgisayardan internete bağlanıp nerede kayıtlı olduğunu öğrenmek herkesin kolay yapabileceği bir iş değil. Çünkü, birazcık da olsa teknolojik bilgi gerektiriyor. Hele böyle bir kriz ortamında insanları işlerinden uzaklaştırıp bu kadar uğraştırmak doğru mu? Sistem zorluk çıkarıyor.”

CHP, Hikmet Şahin’in adaylığını düşünür mü?

Siyaset fotoğrafına bakıldığında, siyasi partilerin 29 Mart 2009 yerel seçimi için yoğun bir şekilde aday arayışına girdikleri gözleniyor.

Gözler de…

Vitrin kabul edildiği için Büyükşehir adaylarının üstünde.

Milliyetçi Hareket Partisi elini çabuk tuttu ve İçişleri eski bakanlarından Mehmet Gazioğlu’nu aday olark açıkladı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nde, “Hikmet Şahin mi, Recep Altepe mi?” sorusuna cevap aranıyor.

Peki…

Cumhuriyet Halk partisi ne yapıyor? Sorunun cevabını CHP İl Başkanı Gürhan Akdoğan verdi:

“Bizim de çok ciddi çalışmalarımız var. Üç alternatif üzerinde duruyoruz. Çok yakında da adayımızla birlikte Bursa’nın önüne çıkacağız.”

Merak ettik…

Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’in AK Parti’den aday gösterilmemesi halinde acaba CHP’nin bir yeni durum planı olur mu? Yani, Şahin’in CHP’den adaylığı gündeme gelir mi?

Şunu söyledi:

“Bunu senin köşende okudum. Sonrasında bana değişik yerlerden böyle öneriler geldi. Ama, bunu söyleyenlerin espri yaptıklarını kabul ettiğim için üzerinde durmadım.”

Kermesler esnafla yarışmaya başladı

Toplumumuzun en önemli özellikleri arasında yardımlaşma anlayışı geliyor. Üstelik bu yalnızca kişilere yardım anlamında da değil. Kurumlara, özellikle de derneklere yardım anlayışında bize özel uygulamalar var.

Örneğin…

Okulların kimi gereksinimlerini karşılamak, ya da bazı dernekleri ayakta tutabilmek amacıyla zaman zaman kermes düzenleniyor. Okuldaki öğrencilerin aileleri, ya da derneklerin üyeleri, gelir elde edebilmek amacıyla, kendi yaptıkları el işi ürünleri hazırlanan standlarda satışa sunuyorlar.

Bunlar da…

Daha çok kek, pasta, börek gibi hamur işleriyle, örtü ve çiçek gibi el işleri oluyor.

Ancak…

Yardım amaçlı düzenlenen kimi kermeslerde, hayli ileri aşamalara geçildiğini duyuyoruz.

Bayram öncesi bir dostumuz, çarşı girişindeki boş bir mağazada yardım amaçlı kermese izin verilmesinden sonra karşılaştığı manzarayı aktarırken, “Piliç döner bile kesip satıyorlardı” dedi.

Doğrusu bunu duyunca çok şaşırdık. Yardım amaçlı kermes elbette çok güzel bir şey. Ama, kermeslerin de esnafla yarışır boyuta gelmemesi gerekiyor. Bitişikte kira veren, vergi ödeyen esnaf satış yapmaya çalışırken, yan tarafta hayır amaçlı bir iş bu kadar abartılmamalı.

Kaldı ki…

Kermes düzenlenen alanlar çok da hijyenik olmuyor. Orada döner kesip satmak en başta gıda yönetmeliği açısından sorun oluşturuyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 11-12-2008


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın