Türkiye’deki siyasi partiler arasında eşbaşkanlık modeli bugün için yalnızca BDP’de var. Daha önce de, bu partinin öncesi olan partiler uyguluyorlardı.
Buna karşın…
Sağ partiler genel başkan yardımcılarından Siyasi İşler Başkanı’nı işleyişte genel başkan vekili olarak görevlendiriyorlar. Sol partilerde ise genel sekreter liderden sonraki yönetici olarak sorumluluk üstleniyor.
Aynı anda iki genel başkanla yönetimi içeren eşbaşkanlık ise, siyasi açıdan bakıldığında hem yetki paylaşımı oluyor, hem de siyasi kontrol içeriyor.
O bakımdan…
Lidere bağlı yönetim tarzını benimseyen Türkiye’de eşbaşkanlık sistemi siyasetin geniş alanında bilinen ve alışık olunan bir uygulama değil.
Zaten…
Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı demokratikleşme paketindeki en önemli sürpriz maddelerinden biri kabul edilmesinin nedeni de bu.
Gerçi…
Yaygın gazetelerdeki kimi haber ve yorumlarda “BDP’nin isteği üzerine eşbaşkanlık sisteminin demokratikleşme paketine konduğu” ifadelerini okuyoruz, ama Ankara kulisleri bu konuya daha farklı algılıyorlar.
En azından…
AK Parti’deki gelişmeleri yakından izleyenler, gündeme gelen eşbaşkanlık modelinin nedenleri üzerine daha farklı değerlendirmeler yapıyorlar.
Örneğin…
Kulislerde konuşulanlarla ilgili kulağının çok hassas olduğunu ve kimi çok özel bilgileri duyabildiğini bildiğimiz eski bir dost, cumhurbaşkanlığı seçimiyle milletvekili genel seçiminin birleştirilmek istenmesine yönelik düşünceleri de anımsatarak şunu söyledi:
“Başbakan söylemlerinde ‘partili cumhurbaşkanı’ ifadesini zaman zaman kullanıyor. Yani, kendisi Çankaya Köşkü’ne çıkmış olsa bile partisiyle ilişkisini kesmeyi doğru bulmuyor. Bu da, partide yeni bir yönetim modelini kendiliğinden gündeme getiriyor.”
Şu noktanın altını çizdi:
“Örnekler ortada… Rahmetli Turgut Özal partisiyle ilişkisini kesip Çankaya’ya çıktı. Hem partisiyle arası açıldığı için kendisi yalnız kaldı, hem ANAP onun boşluğunu dolduramadı. Aynı sorunu Süleyman Demirel’le birlikte DYP de yaşadı. Demirel’le partinin arası açıldı, DYP düşüşe geçti.”
Bu noktada…
Daha önce bir başka dostumuzun vurguladığı “Tayyip Bey önündeki iki örneğin tekrarlanmasını istemiyor, üçüncü örnek olmamak için de çare geliştiriyor” dedi ve şunu söyledi:
“Önümüzdeki süreçte Türkiye partili cumhurbaşkanı düşüncesine alışmalı.”
Ardından da ekledi:
“Çünkü Tayyip Bey partili cumhurbaşkanı olarak Çankaya’ya çıkarken, eşbaşkan modeli sayesinde partideki yönetimle de ilişkisini kesmemiş olacak. Üstelik bu yöntem emanetçi genel başkan anlayışından daha etkili.”
