AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik önceki akşam iki ayrı kanala telefonla bağlandı ve toplumu sakinleştirmeye yönelik çok önemli bir adım attı:
“Gezi Parkı için gerekirse referandum yapılabilir.”
Ardından…
Dün akşam saatlernde Taksim Platformu temsilcileriyle görüşmesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da tekrarladığı bu cümle gerçekten önemli.
Çünkü…
Bir anda ülkeyi sarıveren gösteriler, Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların sökülüp Topçu Kışlası’nın yeniden yapılmasına karşı çıkan 25 çevrecinin masum eylemi ile başladı. O eyleme polisin sert müdahalesi toplumun büyük desteğini getirdi.
O günden beri de halk sokaklarda ve ayakta.
Gerçi…
Gündeme gelen referandum yani halkın görüşüne başvurma en başta dile getirilseydi belki bütün bunlar olmayacaktı.
Ama…
İdare, ya da hükümet, ya da bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan göstericilere boyun eğmemek adına “Topçu Kışlası’nı yapacağız” söylemini tercih etti. Türk toplumunda eylem ve direniş kültürü olmadığı için de olayların bu noktaya gelebileceği öngörülememişti.
Şimdi…
Öncelikle toplumun tansiyonunu düşürecek önemde adım atılıyor. Bu da yalnızca kendi iradesi olmasa gerek.
Bununla birlikte…
Taksim Gezi Parkı gösterilerinin toplumsal boyuta ulaşmasından sonra, bu sütunlar dahil pek çok köşede “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” yorumu yapılmıştı.
Hatta…
4 Haziran günü çıkardığımız iki sonucu paylaştık:
Bir…
Türkiye hiç alışık olmadığı bir deneyim yaşadı. Toplum gösteri ve direniş kültürü adına yepyeni bir duyguyla tanıştı. Türk demokrasisi ve siyaseti için gerçek anlamda milat özelliği taşıyor.
İki…
Artık yeni bir Türkiye anlayışı ve yeni bir toplum algılaması var. İnsanlar gerektiğinde bir araya gelip tepki verebileceklerini öğrendiler.
Sonra da şu yorumu yaptık:
Siyaset kurumunun da kendini bu yeni duruma göre ayarlaması gerekiyor.
Ortaya çıkan ilk sonuç şu:
Toplum yepyeni bir kültür edindi ve hem genel hem yerel idareye “Artık benim görüşümü önemse” mesajı verdi. Gelinen nokta, o mesajın alındığı anlamına geliyor.
Bu da gerçek bir milat.
Üstelik…
Gerçekleşirse, yani Gezi Parkı’nın ne olacağına halk karar verirse öncelikle yerel yönetimleri ilgilendiren bir sistem değişikliği devrimi olacak.
Çünkü…
Türkiye’de bugün temsili demokrasi var. Kararları halkın seçtiği temsilciler alıyor. Yerelde bu görevi belediye meclisleri yerine getiriyor.
Eğer…
Anayasa ve birkaç yasa için uygulanan referandum yöntemi bu kez kentle ilgili bir konuda yapılırsa, bugün yaşananlardan anladığımız kadarıyla anında tüm yurdu sarar.
Kararı doğrudan halk vereceği için belediye meclisleri kendiliğinden işlev ve cazibe yitirir. Bu da devrim gibi bir sistem değişikliği anlamına gelir.
