Fatih Acar’ı ilk olarak 1995-1997 yılları arasında Bursa Defterdar Yardımcısı olarak görev yaparken tanıdık. 2003’te üstlendiği Bursa Defterdarlığı görevi süresince Bursa iş dünyasıyla sağlıklı diyaloglar kurduğu için Maliye’nin gülen yüzünü gösteren ve vergiyi sevdiren bürokrat olarak tanındı.
Sonra…
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı olarak çalışma yaşamındaki reformlara imza attı.
Şimdi de…
Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı olarak Bakan Faruk Çelik’in en yakın çalışma arkadaşı oldu.
25 yıllık bürokratlık yaşamında devlet yönetimi ile ilgili anılarını ve yöneticilik deneyimlerini Hayattan Öğrendim: Başarı İçimizde adlı kitapta yayınladı.
Bir çeşit “yöneticiler için başarının anahtarı” özelliği taşıyan ve Rota Yayınları’ndan çıkan kitapta Bursa’daki görevi sırasında yaşadığı bazı anılar da var.
Onlardan biri, Gemlik’te yaşanan ve kamuoyuna yansımayan çarpıcı bir gelişmeyi gün ışığına çıkarıyor.
••••••••••
Eski Köye Yeni Adet Getirmeden Yenileşme Olmaz
Yıl 2003… Bursa Defterdarlığı’na atandım. Bilgilendirildiğim çok sayıda çözüm bekleyen konulardan birisi de Gemlik Vergi Dairesi binasının yeterli olmaması sorunu idi.
Gemlik, Bursa’nın şirin ilçelerinden biri. Büyük bir limana sahip.
Ancak çok kötü şartlarda, geçici bir yerde hizmet veren bir vergi dairesi bulunuyordu. Vergi dairesini ilk gezdiğimde, “Buraya en kısa sürede mutlaka yeni bir vergi dairesi hizmet binası yapmamız gerekiyor” düşüncesi oluştu.
Konu hakkında ilgili birimden detaylı bilgi aldım. Kalın bir dosya getirdiler. Yaklaşık 10 yıldır devam eden, ancak sonuçlandırılamayan bir süreç… İlgili Defterdar Yardımcısı yaşadığı tecrübelerden olsa gerek, sorunun çözümsüzlüğüne inanmış şekilde konuşuyordu:
“Efendim, bu sorunu çözmek çok zor. Biz yıllardır uğraşıyoruz bir türlü çözemedik. Maliye Bakanlığı merkez birimleri ile yapılan çok sayıda yazışma ve olumsuzlukla sonuçlanan bir süreç var. Yeni bir hizmet binası bulunmaması, ödenek yetersizliği…” ve bunun gibi onlarca bahane sıralıyordu.
Yaptığım ilk iş, inançların dükkanına girip sorunun çözümüne ilişkin sorunun çözümüne ilişkin pozitif çözümler içeren “Ben bu sorunu mutlaka çözeceğim” düşüncesini almak oldu.
Bu düşünce çerçevesinde yaptırdığım fizibilite çalışmaları sonucu, Gemlik ilçesinde Vergi Dairesi Müdürlüğü hizmet binası yapabileceğimiz bir hazine arazisi tespit edildi. Yaklaşık 1 milyon TL. keşif bedeli çıkarılarak ödenek talep edilmesi kararlaştırıldı.
Ancak, bakanlık merkez teşkilatı ile yapılan yazışmalar sonucu gerek içinde bulunulan yıl dolayısıyla, gerekse önümüzdeki süreçte, bu sorunun çözümünün çok zor olacağı, Başbakanlık Genelgesi çerçevesinde yeni hizmet binaları yapımına sıcak bakılmadığı ifade edildi.
Bu yöntemle sorunun çözümünün çok zor olduğunu gördüm. Ancak bir şekilde bu sorunu mutlaka çözmeliydim. Keşif bedelini karşılayarak binayı anahtar teslimi bizlere teslim edecek, güvenilir bir müteahhit buldum.
Ödenek sorununu çözmemiz mümkün olmadığından, hizmet binasının müteahhit tarafından yapılarak bizlere teslim edilmesi, karşılığında da müteahhide başka bir yerden Hazine arazisi verilerek bire bir takas yapılması konusunda ilgili müteahhidi arkadaşlarımla birlikte ikna ettik.
Müteahhit, yaklaşık 1 milyon TL nakdini hizmet binasına harcayacak, karşılığında da bizden aynı bedelde hazine arazisi alacaktı. Müteahhit açısından zor bir durumdu.
Konuyla ilgili Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile görüşüldü. Genel müdürlük bir kontrolör vasıtasıyla konuyu inceleteceğini ve bir rapora bağlatacağını ifade etti.6 ay gibi uzun uğraşılar sonunda artık çözüme yaklaşılmıştı. Keşif bedeli ile ilgili maliyet çalışmaları bitirilmiş, takasa konu edilecek Hazine arazisi tespit edilmiş ve değer takdirleri komisyonca yapılmış, karşılıklı güven tesis edilmiş tüm eksiklikler tamamlanmıştı.
Sadece rapor yazılacak ve 10 yıldır çözülemeyen Gemlik Vergi Dairesi hizmet binası sorunu çözülecekti.
Bakanlıkça görevlendirilen kontrolör geldi ve çalışmalarına başladı. Takası öngörülen Hazine arazisinin değer tespitiyle ilgili farklı değerlendirmeler vardı.
Metrekaresi 60 TL olarak komisyonca belirlenen yerle ilgili 55 TL, 60 TL, 65 TL gibi görüşler vardı. Söz konusu yerin bitişiği olan bir yer yaklaşık 1 ay kadar önce metrekaresi 55 TL’ye satılmıştı. 60 TL olarak fiyat belirleyen komisyon da 55 TL’ye satılan bu yeri Ticaret ve Sanayi Odası’nın tespitlerini, emlakçılardan alınan fiyatları ve bunun gibi kriterleri dikkate alarak 60 TL olarak takdir etmişti.
Aslında bir sorun yoktu.
Ancak sadece bir emlakçı, takasa konu edilecek yerle ilgili 5 yıl içinde buraya yakın bir yerden otoyol geçeceğini ve buranın ileride çok kıymetli olacağını, bunun mutlaka dikkate alınarak fiyat takdirinin buna göre yapılması gerektiğini ifade etmişti.
Bu ifade incelemeyi yapan kontrolörün kafasını karıştırmıştı.
Yaklaşık 1-2 haftalık sürede inceleme tamamlandı. Kontrolör raporunu hazırladı. Komisyon tarafından çok kapsamlı yapılan araştırmalar sonucunda 60 TL olarak belirlenen yerle ilgili olarak, değer tespitini metrekaresi 95 TL olarak yaptı.
Sonuca tam yaklaşılmışken değer tespiti ile ilgili yapılan bu değerlendirme, müteahhit tarafından kabul edilmediğinden sorun yine çözülememişti.
Kaldı ki, müteahhit inşaatı verilen sözler çerçevesinde yine yapabileceğini, bu yerin kesinlikle 95 TL etmeyeceğini, inşaat bitirildiğinde 95 TL’den satma garantisinin verilmesi durumunda bu inşaatı yine de yapabileceğini ifade etmişti.
Fakat böyle bir garantinin verilmesi kesinlikle mümkün olmayan bir durumdu.
Engeller, engeller, engeller… Ancak verilen bir söz var: “Ben bu sorunu mutlaka çözeceğim.”
Aradan 2-3 ay geçti. Ancak sorun hâlâ ortada duruyordu. Bir fırsatı bulunup bu sorun mutlaka çözülmeliydi.
Bir gün Sayın Başbakanımız, Maliye Banımız ve önemli devlet erkanı Gemlik’te yerleşik büyük bir firmanın yaptığı yatırımla ilgili açılış için Gemlik’e geldiler. Bizler de İl protokolu olarak açılışta hazır bulunduk.
Açılış öncesi Sayın Başbakanımız, Maliye Bakanımız, ilgili protokol ve firma yetkilileri kısa bir sohbet toplantısı yapıyorlardı. O an aklıma bir fikir geldi.
Gemlik için çok önemli olan büyük bir firma, Gemlik’te bir vergi dairesi yapabilir ve bu da Türkiye’ye örnek olabilirdi.
Bu düşüncemi yakınında bulunduğum Sayın Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan Bey’e yaşanan önceki süreçleri de özetleyerek kısa bir şekilde arz ettim. Son derece pratik çözüm üreten Sayın Bakanımız da bu düşünceye sahip çıkarak arada bunu ilgili firma yetkilileri ile görüştü.
Açılışı da bizzat kendisinin yapacağını ifade etti.
Aradan 2 yıl geçti, Türkiye’de ilk ve tek olmak üzere özel sektör tarafından yapılan çelik konstrüksiyon vergi dairesi açılışı Sayın Maliye Bakanımız tarafından yapıldı.
