Açıkça söylemek gerekirse… Bugüne kadar genellikle İstanbul’dan televizyonlara ve gazetelere yansıyan bazı görüntülere yadırgayarak bakıyorduk.
O görüntülerde…
Belediye ya da kamu araçlarına zarar verenler de vardı, katıldıkları yürüyüşlerden sonra metro, metrobüs, ya da vapur gişelerinden ücret ödemeden atlayıp geçenler de yansıyordu.
O görüntülere hep üzülerek baktık, izledik. Bursa’da böyle olaylar olmamasına sevindik, yaşamamak için de dua ettik.
Gelin görün ki…
Pazar günü o yadırgadığımız kimi görüntülerle Bursa’da da karşılaştık.
Örneğin…
Nevruz kutlamaları ve yürüyüşünden dağılan bir grup, Bursaray Gökdere İstasyonu’na geldiklerinde biletli ya da kartlı geçiş yerine ücretsiz seyahat edebilmek için turnikelerin üzerinden atlayıp metro vagonlara bindiler.
İstasyondaki kameralara yansıyan görüntüler üzücü. Çünkü orada görevlilerin çaresizliği ve karşılarındaki kalabalığı engelleyemeyişi de var.
Dahası…
Bazı yolcular, Gökdere İstasyonu’nda turnikelerin üzerinden atlayarak ücretsiz binen kimi kişilerin yolculuk sırasında bölücü slogan attıklarını da iddia ediyorlar.
Yine…
Aynı gün Yavuz Selim’de belediye otobüsünün taşlı sopalı saldırıya uğraması da kayıtlara geçti.
Bunlar…
Bursa’da alışık olmadığımız olaylar ve görüntüler. Bir daha yaşamayı ve tanık olmayı da istemiyoruz.
