Bursa bunu çok tartışır… Heykel araç trafiğine kapanırsa ne olur?

Bursa’nın son yıllardaki en önemli sorunu ulaşım ve bunun çözümü için çok önemli hamleler yapılması gerekiyor.
Yerel yönetimlerin, özellikle Büyükşehir Belediyesi’nin gündemine aldığı ulaşım projeleri ise bazen “master plan olmadığı” gerekçesiyle eleştiriliyor.
Yani…
“Önce master plan yapılsın, o planın tespitlerine göre çözüm projeleri geliştirilsin” deniyor.
Böyle bir düşünceye karşı çıkmak elbette mümkün değil.
Ne var ki…
Bursa’nın ulaşım master planı hiç yok değil. Bundan önce, biri Erdem Saker döneminde olmak üzere iki kez plan yapıldı.
Fakat…
Dr. Branner’a yaptırılan ulaşım master planı en kapsamlısı ve çözüm getireni.
Bununla birlikte…
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ulaşım yatırımlarını planlarken başta tramvay hatları, Dr. Branner firmasının görüşlerini alarak hareket etti.
Dün açıklanan ulaşım master planı kuşku yok ki Bursa için çok önemli yönlendirmeler getiriyor.
Örneğin…
“Atatürk Caddesi’nin, yani Heykel’in araç trafiğine kapatılması” önerisi Bursa için çok kritik tartışmaları da beraberinde getireceğe benziyor.
Çünkü…
Bursa’nın bugüne kadarki tüm toplu taşıma planlaması her aracın Heykel’den geçmesi üzerine kuruluydu. Son yıllarda bu sayı biraz azaldı ama yine de kentin neresinden binerseniz binin, toplu taşıma aracınız Heykel’den geçiyor.
İşte…
Bu geleneği değiştirmek sanıldığı kadar kolay değil. Alternatif  bulmak da hiç kolay değil.
Aslında…
Bursa için bu öneri de yeni değil.
Geçmişte…
Heykel’i araç trafiğine kapatma düşüncesini ilk Ekrem Barışık seslendirmişti. Bir Fransa gezisi dönüşünde, “Paris’in alışveriş ve kafeleriyle ünlü Champs Elysees’si gibi bir Atatürk Caddesi” hayal etmişti.
Özellikle yaz aylarının akşam saatlerinde caddeyi trafiğe kapatıp üzerine kafeler kurmayı düşündü.
Bunun için de…
Atatürk Caddesi’ne alternatif olması için Postane’nin arkasından başlayıp Valilik binasının arkasına çıkacak bir yol planladı. O yolu açmaya başladı da.
Ama…
Kendisinden sonra Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine gelen Teoman Özalp düşünceyi benimsemedi, alternatif yolu da çarşıya çevirdi.
Bugünkü Nalbantoğlu Çarşısı böyle doğdu.
Acaba…
Şimdi caddenin kapatılması önerilirken alternatif olarak ne düşünülüyor?