Aslında… Yazının başlığında kullandığımız soruyu, daha doğrusu böyle bir tehlikeyi aklımıza Mehmet Ali Meriç getirdi.
Teoman Özalp döneminde Buski Genel Müdürü olan, Erdem Saker döneminde görevini sürdüren, Erdoğan Bilenser döneminin ikinci yarısında emekliye ayrılan Meriç, halen Bursalılar’ın ücretsiz olarak kullandıkları Çevre Yolu ile ilgili aklına takılan soruyu paylaştığında, Bursa’nın yakında tartışacağı bir konu olduğunu fark ettik.
Nedeni şu:
Bütün büyük kentlerdeki çevre yolları, Karayolları tarafından yapılan genel yollar olduğu için ücretsiz kullanıma açık.
Fakat…
Bursa Çevre Yolu yapılırken, İstanbul-İzmir Otoyolu’nun Bursa kent geçişi olarak programa alındı. Çünkü, yolun yapımının gündeme geldiği dönemde devlet bütçesi ödeneği kile yapılabilmesi söz konusu değildi.
O nedenle…
1997 yılında Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı döneminde, Bursalı siyasetçilerin de bastırmasıyla formül olarak bulundu ve İstanbul-İzmir Otoyolu’nun kent geçişi halinde programa alındı.
Nitekim…
Çevre Yolu’nu kullanan araç sürücülerinin “Ne gerek vardı?” diye şaşırdıkları devlet yoluna bağlantı noktalarındaki mesafelerin uzunluğu ve fazladan dönüş lupları projede turnike konulacak alanlar için yapılırken kamulaştırmasına büyük ücretler ödendi.
O bakımdan…
Otoyol tamamlandığında, bizim Bursa Çevre Yolu da bu yolun bir etabı, ya da parçası olarak içinde kalacak. Müteahhit ya da işletmeci alan, projede de yeri olan turnikeleri koyup Çevre Yolu’nu kullanan araçlardan para alacak.
İşte…
Yol bittiğinde ortaya çıkacak bu tehlikeye ve yaşanacak tartışmalara karşın Meriç şimdiden önlem alınmasını ve Ulaştırma Bakanlığı ile görüşmelerde Bursa Çevre Yolu’nun bu özel durumunun şimdiden karara bağlanmasını öneriyor.
Biz de…
Devlet işleyişini iyi bilen eski bir üst düzey bürokrat olduğu için Mehmet Ali Meriç’in kaygısını önemsedik.
Önümüzdeki günlerde Bursa Milletvekilleri olarak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile yapılacak görüşmede bunun da gündeme getirilip şimdiden karar alınmasında yarar olacağını düşündük.
