Bu sayfaları okuyanlar anımsayacaktır…
Bırakın Bursa sınırlarını, ünü dünya sınırlarını aşma noktasına gelen ve Bursa havlusunu dünyaya tanıtan Hüseyin Özdilek, onca işinin arasında sektörüne ve yaşadığı kente yararlı olmak için gönüllü olarak üstlendiği Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyeliği’nden düşürüldüğünü 17 Ağustos 2011 günü duyurduk.
Üstelik…
BTSO Genel Sekreteri Nihat Balkan imzasını taşıyan ve 9 Ağustos’ta Özdilek’e tebliğ edilen yazıda, Muamelat Yönetmeliği’nin 25. Maddesi gereğince “son 6 ayda yapılan meclis toplantılarının yarıdan bir fazlasına mazeretli veya mazeretsiz katılmadıkları” gerekçesi gösterildi.
Sonra da Özdilek’in söylediklerini aktardık:
“Biz bu görevlere makam sahibi olmak için değil, makamlara bir değer katabilmek için, fikirlerimizle bir şeyler verebilmek için geldik. Fikirlerimiz yeterli bulunmamış ki, meclis üyeliğimiz düşürülmek isteniyor.”
O görüşmede…
Daha önce benzer bir nedenle Meclis Üyeliği düşürülen Mustafa Barutçuoğlu’nun İdare Mahkemesi’ne açtığı dava sonucu Meclis’e geri döndüğünü anımsatıp, “Ben de yasal hakkımı kullanacağım ve İdare Mahkemesi’ne uygulamanın iptali için dava açacağım” demişti.
Söylediğini de yaptı ve İdare Mahkemesi’ne başvurup hakkındaki karar için yürütmenin durdurulmasını istedi.
Mahkeme…
Özdilek’in başvurusu üzerine ders niteliği taşıyan iki önemli gerekçi ile kararını verdi:
Birincisi…
BTSO Genel Sekreteri Nihat Balkan’ın imzasıyla yapılan tebligatı “yetkisiz kişinin tebligat yaptığı” olarak yorumladı.
Bu karar…
Yargılamaya konu başvuruda Meclis yerine karar alıp tebligat yaptığı görülen Genel Sekreter Balkan’ın konumunu öncelikle “yetkisiz” görüyor ve bunu da ilan ediyor.
Bununla birlikte…
BTSO’da gerek personel ve gerek seçilmiş Meclis üyeleri ilişkilerinde tavırları nedeniyle sorunlar yaşadığı için sıkıntılı olan Balkan’ın sınırlarını belirlemesi bakımından da çok önemli.
İkincisi…
“Seçilmiş kişileri seçilmiş organlar düşürebilir” diyerek bundan sonrasına yönelik önemli bir uyarı da içeriyor.
Gelinen noktada…
Hüseyin Özdilek’in mahkeme kararıyla geri dönüyor olması, BTSO Meclisi ve sonrasındaki BTSO seçimleri için de stratejik bir anlam taşıyor.
