İlginç bir seçim anısı… Aday bulamayan il başkanı, genel başkanın emriyle nasıl belediye başkanı adayı oldu?

Siyaset günlerdir Mustafakemalpaşa’nın Ovaazatlı Beldesi’nde dönüyor. Tüm partiler günlerini ve gecelerini Ovaazatlı’da geçirdiler. Genel başkanlar, genel başkan yardımcıları, eski ve yeni bakanlar, milletvekilleri, partilerinin tanınmış isimleri hep gidip “bizim adaya oy verin” çağrısı yaptılar.
Neden kendi partilerine oy verilmesi gerektiğini anlattılar, vaadlerde bulundular.
Kısacası…
Adaylar kadar, adayları desteklemek için oraya gidenlerin hepsi “Ovaazatlı’yı en iyi biz yönetiriz” dediler.
Şimdi sıra Ovaazatlı seçmeninde…
Onlar da şu sıralarda sandık başına giderek kimin belediye başkanı olacağına, belediye meclisinin nasıl yapılanacağına karar veriyorlar.
Verdikleri kararı akşama göreceğiz.
İşte…
Böyle bir ortamda ve seçim gününde, Murat Sevinç’ten çok ilginç bir seçim anısı geldi.
Gerçi…
Ovaazatlı’da partiler gördüğümüz kadarıyla aday bulmakta pek zorlanmadılar ama Sevinç’in anısı, aday bulamayanların başına neler gelebileceğini de gösteriyor.
O nedenle…
Sözü Murat Sevinç’e bırakıyoruz:
Yıllar önce, yine Mustafakemalpaşa’nın bir beldesi olan Yalıntaş’ta belediye başkanlığı seçimi yapılacaktı.
O tarihlerde Yeniden Doğuş Partisi(YDP) Bursa İl Başkanıydım ve bir gün Genel Başkanımız Sayın Hasan Celal Güzel beni arayarak, Mustafakemalpaşa’nın Yalıntaş Beldesi’nde belediye seçimi olacağını ve parti olarak bu seçime katılmamız gerektiğini söyledi. Gidip beldede bir aday bulmamı istedi.
“Eğer aday bulamazsan adaysın, haberin olsun!” deyip telefonu kapattı.
Al başına belayı!..
Talimatı alınca kalkıp hemen Yalıntaş’a gittim ve aday aramaya başladım.
Hiç kimse bizim partiden aday olmak istemiyordu. “Sizin parti burada seçimi kazanamaz” deyip kibarca reddediyorlardı.
Hiç kimseyi aday olmaya ikna edemeyince çaresiz iş başa düştü. Genel Başkan’ın emriyle kalkıp Yalıntaş Belediye Başkanlığı’na aday oldum.
YDP Genel Başkanı Hasan Celal Güzel’e karşı “Yahu başkanım, ben il başkanıyım, nasıl olur da bir beldeye belediye başkan adayı olurum?” filan diyecek halim yoktu.
Emir demiri keserdi. Mecburen aday olmuştum. Çünkü, burada partinin âli menfaatleri vardı!..
Her neyse…
İster istemez çalışmaya başlamış ve afişler bile bastırıp Yalıntaş kahvehanelerinin duvarlarına asmıştım.
Hanım tarafından, Yalıntaş ile bir de bağlantı keşfetmiştim ve “Yalıntaş’ın damadı” sloganı ile belde sakinlerinden oy istiyordum.
Uzun bir süredir bulunduğu gazetede yazı yazmasına müsaade edilmeyip 2 Aralık 2010 tarihinden itibaren Yeni Dönem gazetesinde yazmaya başlayan Yüksel Baysal o zamanlar AS TV’de siyasi programlar yapıyordu.
Ve…
Yalıntaş Beldesi’nde seçime girecek adayları canlı yayına çağırmıştı. Diğer partilerden adaylarla birlikte yanlış hatırlamıyorsam 4-5 kişi televizyon programına çıktık.
Benim için de, kendimi tanıtmak için bu bir fırsattı.
Herkes bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ama adaylardan ismini hatırlayamadığım biri kalktı “DYP adayı bakkal Recep Bulut’un bu işi kendisinden daha iyi yapabileceğini” söyleyerek, kendisi yerine rakip partinin adayı için oy istedi.
Şaşırıp kalmıştım…
Hayatımda böyle bir şey görmüş ve işitmiş değildim. Belediye başkanlığına aday olan biri kendisi yerine başka bir aday için oy istiyordu. Programda dayanamayıp söz aldım ve bu durum karşısındaki şaşkınlığımı ifade etmekten de geri duramadım.

••••••••••
Murat Sevinç’in yıllar önce, YDP Bursa İl Başkanı olduğu dönemde, Yalıntaş Belediye Başkanlığı seçiminde Genel Başkan emriyle nasıl gidip hiç bilmediği bir beldede belediye başkan adayı olduğunu anlatan öyküsü gerçekten çok ilginç.
Hele…
Bir adayın televizyon programında kalkıp başka bir aday için oy istemesi küçük yerlerdeki eğilimi yansıtması bakımından çok önemli bir örnek.
Bir de…
Bu gibi durumlarda zorunluluk ya da başka bir nedenle dışarıdan gelip aday olanların sığındıkları eş durumu yaklaşımı çok dikkat çekici.