Demokrat Parti’de “maliye baskını” sıkıntısı

Aslında… Konunun salı gününden bu yana yaşanan tüm gelişmelerini, ulaşabildiğimiz tüm ayrıntılarıyla bu sayfalarda aktarmaya çalışıyoruz.
Ancak…
Bir toplantıyla başlayan gelişmelerin ulaştığı noktada ortaya çıkan sıkıntılı durum nedeniyle, üstelik tüm ayrıntıları önceki yazılarda okuyabileceğinizi bildiğimiz halde, bu yazıda önce yaşanmışları özetleyen bir değerlendirme yapma gereği duyuyoruz.
İlk hareket…
12 Ekim 2010 Salı günü DP Genel İdare Kurulu üyeleri İbrahim Çetinkaya ve Salih Sarı’nın katılımıyla DP İl Başkanlığı’nda yapılan toplantıda atıldı.
Bu toplantıda…
Diğer ilçe başkanları gibi söz alan DP Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Cüneyt Ok şunları söyledi:
“64 yıllık misyonuz. Ama bugün lider bulamıyoruz, çünkü yetiştirmiyoruz. Oysa daha küçük bir misyon olan Milli Görüş üçüncü liderini çıkarıyor. Üstelik Necmettin Erbakan ve Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra Numan Kurtulmuş’un da halkta karşılığı var. … Neden bu partide gençlere önem verilmiyor? Artık gençler görev almalı, önlerini açmalıyız. Bakın ben burada İl Teşkilat Başkanımız Berkun Çiftliklioğlu’nu görünce gururlanıyorum. Ama neden Berkun Çiftliklioğlu’nun yanında bir ikincisi yok?”
O gün…
2 GİK üyesinin önünde bu konuşmayı yapan ok, 14 Ekim Perşembe günü DP Mustafakemalpaşa İlçe Başkanlığı görevinden istifa etti.
Aradığımızda…
İstifasının gerekçesini bize şöyle açıkladı:
“Demokrat Parti olarak maziyle siyaset yapmaya devam ediyoruz. Ne yazık ki partimiz kendini geliştiremedi. O nedenle de seçmene kendini anlatamıyor. İşin en kötü yanı, bunun için de çaba göstermiyor. 64 yıllık çınar dediğimiz Demokrat Parti tabanı bir küçük kıvılcım beklerken, maalesef Genel Merkez bir çare olamıyor. … Merkez sağda boşluk var. Burasının gerçek sahibi Demokrat Parti’dir. Ama buraya, biraz da boşluktan dolayı AKP sahip çıkmaya çalışıyor. Oysa merkez sağdaki boşluğu doldurmak DP’nin görevi olmalı. Ne yazık ki Genel Merkezimiz bunun da farkında değilmiş gibi hareket ediyor. … Seçmenin yüzde 65’i 1980 ve sonrası doğumlu. Böyle bir profilde; 1997 yılında son iktidarını yaşayan ve 13 yıldır iktidardan uzak olan, 2002’den beri de baraj altında kaldığı için Meclis dışında bulunan bir siyasi partinin tek çıkış yolu var: Genç ve seçmene hitap edebilecek yeni bir liderle yola devam etmek. Başka çaremiz yok. … DP’nin geçmişte yaptığı hizmetleri anlatırken, gelecek misyonunu da belirleyecek yeni bir lider gerekli. Genel İdare Kurulu’nun 2 üyesinin katıldığı bu toplantıda aldığım izlenime göre maalesef Genel Merkez’in yeni bir lider aradığına inanmıyorum.”
Görüşmenin sonunda…
Ok’un istifasını DP Bursa İl Başkanı Abdullah Biçen’e bildirdiğinde “Hayırlı olsun” cevabıyla karşılaştığını öğrenince, “20 gün sonra belediye başkanlığı seçimi yapılacak bir beldenin bağlı olduğu ilçe başkanının istifasının bu kadar kolay kabul edilmesini” şaşırtıcı bulduğumuzu yazdık.
Bunun üzerine…
Biçen’den, altında imzası bulunan yazılı bir açıklama geldi ve onu da bir önceki yazımızda paylaştık.
Biçen açıklamasında şunları vurguluyordu:
“Mustafakemalpaşa İlçe Başkanımız Cüneyt Ok kardeşimizin istifasıyla ilgili yazdıklarınızı okudum ve bu yazıyı yazma gereği hissettim. Bu yazı, bugün Türkiye’nin yönetiminin kimlerin elinde olduğunun da bir göstergesi olacaktır kanaatindeyim. Mustafakemalpaşa İlçe Başkanımızın istifasına ‘Hayırlı olsun’ demekten başka yapacak bir şeyim yok. Sadece ülkem adına ve ülkemin geleceği adına endişe duyduğumu, üzüldüğümü ifade edebilirim size. Zira siyasetin içinde gençleri bulmak ve yetiştirmek zorundayız. Cüneyt kardeşimiz de misyonumuzun görev verdiği bir genç kardeşimizdi. Ama Türkiye’mizde yaratılan korku, baskı ve kendilerinden başka siyasi anlayışa izin vermeme alışkanlığı maalesef Mustafakemalpaşa İlçe Başkanımıza kadar varabilmiştir. GİK üyelerimizle yapılan toplantımızda, istifa eden ilçe başkanımızın, gençlerin siyasette olması konusundaki son derece özenli görüşlerini ben ve GİK üyelerimiz dinledik ve kendisine teşekkür ettik. Ama ilçe başkanımız, aralık ayı içinde yapılacak Ovaazatlı Beldesi seçimi nedeniyle çalışmalara başladığını, iyi bir adayımızın olduğunu, ama aday tespitinden hemen bir gün sonra kendi işyerine Maliye ekiplerinin baskın yaptığını, belediye başkan adayımızın da çekildiğini ifade etti. Hemen ertesi günü gelen istifası da, bu anlamda bizi demokrasi adına son derece kaygılandırmaktadır. Baskı ve yıldırma politikası buralara kadar gelmiş ve en son Mustafakemalpaşa’da kendini ilçe başkanımızın istifasıyla göstermiştir. Bu konunun tarafınızca ve kamuoyunca bilinmesinde fayda mülahaza ediyorum. Cüneyt kardeşimize de bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür ediyorum.”
••••••••••
İşte…
Yukarıda tekrarladığımız Biçen’in bu açıklamasından sonra, önce Cüneyt Ok aradı ve itiraz etti:
“İstifamın gerekçesini size anlattım ve o gerekçe doğrultusunda istifa ettim. İşyerime maliye baskını diye bir olay yaşamadım. Evet, maliyeye çağırıldım ama bu her esnaf için geçerli olan bir durum. Her esnaf gibi ben de maliyeye çağırıldım. Baskı altında değilim, kendimi baskı altında hiç hissetmedim. Böyle bir şey yok. Eğer baskı olsaydı, korkup çekilecek bir adam da değilim.”
Ardından…
DP Bursa İl Başkanı Abdullah Biçen aradı ve bir düzeltme istedi:
“Açıklamamda benim dikkatsizliğimden kaynaklanan bir yanlış ifade olmuş. İşyerine maliye baskını ifadesi yerine, Cüneyt kardeşimizin maliyeye çağırıldığını söylemem gerekiyordu.”
Umarız…
DP’nin kendi içindeki tartışmalar başka boyutlara ulaşmadan bir çözüme kavuşur.

İlgili Reklamlar