Referanduma sayılı günler kala, 6 Eylül 2010 günü bu sayfalarda, referandum sonuçlarına yönelik lir değerlendirme yaptık. “Referandumda ‘evet’ çıkarsa neler değişebilir, ‘hayır’ çıkarsa neler yaşanabilir?” başlıklı bu değerlendirmede, evet çıkması halinde neler yaşanabileceğine dair öngörüleri paylaştık
Yazıda…
Referandum öncesindeki beklentiler doğrultusunda referandum sonrası senaryolarıyla ilgili şu değerlendirmeye yer verdik:
Referandumda hayır oyu için çalışan anamuhalefet Cumhuriyet Halk Partisi, sandıktan evet çıkması halinde kendi içinde çok ciddi bir çalkalanma yaşar.
Öyle ki…
Ankara’da şimdiden konuşulan bazı senaryolar var.
Bu senaryolarda, sandıktan evet çıkması halinde CHP’nin yeni bir kurultaya gidip bugünkü parti yapısını oluşturan Önder Sav’ın tasfiye edilmesi, Deniz Baykal’ın da buna destek vermesi olasılığı üzerinde beklentiler oluşmuş durumda.
Doğrusu…
Referandum sonucuna göre Kemal Kılıçdaroğlu ile Deniz Baykal’ın “Önder Sav’ın tasfiyesinde” anlaşabilmeleri olasılığı bile CHP kulislerini şimdiden ilginç hale getiriyor.
Referandum geçen pazar günü yapıldı ve bitti. Sandıktan da yüzde 58 evet ve yüzde 42 oranında da hayır çıktı.
Böylece…
Anayasa değişikliği referandumunda hayır çıkması halinde yaşanabilecekler devre dışı kaldı.
Buna karşın…
Sandıktan çıkan evet oyunun siyasete özellikle de CHP siyasetine nasıl yansıyacağını görmek için çok fazla beklemeye gerek kalmadı.
Çünkü…
Koltuğunu Kemal Kılıçdaroğlu’na bırakan CHP’nin eski genel başkanı Deniz Baykal’ın isteği siyaset kamuoyuna bomba gibi düştü.
Taraf gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı ile yaptığı görüşmede, “referandumda CHP oylarının gerilediği” izlenimini aktaran Baykal, lafı hiç dolaştırmadan, “acilen kurultay toplanması” çağrısında bulunuyor.
Oysa…
CHP daha 4 ay önce kurultay yaşadı ve bu kurultay sürecindeki sürpriz gelişmeler sonucu Kılıçdaroğlu genel başkanlığı Baykal’dan devraldı.
Peki..
4 ay sonra yeni bir kurultay neden toplanır?
Aslında…
Seçimlerde yaşanan ağır yenilgiler sonrası ya da partiyi zaafiyete uğratacak yönetim hataları nedeniyle genel başkan ya da yönetimin değiştirilmesi için kurultay çağrıları yapılır.
Burada…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için “başarısız” demek çok büyük haksızlık olur. Tek başına yurdun dört bir yanına koştu ve inanılmaz bir performansla çalıştı.
En önemlisi…
Halk Kılıçdaroğlu’na güvendi ve bunun sonucunda ciddi bir siyasi rüzgar oluştu.
Hatta…
Kimi görüşlerin tersine, Bursa’nın eski milletvekillerinden Kenan Sönmez’in referandum sonuçlarını yorumlarken “CHP oylarının yüzde 30’un üstüne çıktığını, böylece iktidar alternatifi haline ve AK Parti ile yarışabilir hale geldiğini” de bu sayfalarda dün aktardık.
Bu durumda…
Yönetimin değişmesi için kurultayın toplanması çağrısı gündeme geliyor ki zaten Baykal da buna işaret ediyor ve “Parti Meclisi’nin yenilenmesini” istiyor.
Bir de…
CHP’deki genel sekreterlik modelinin görev tanımını yeniden yapacak, bir anlamda Genel Sekreter’in yetkilerini elinden alacak tüzük değişikliği öneriyor.
Onun için de…
Gözler otomatikman CHP Genel Sekreteri Önder Sav’a çevriliyor.
Çünkü…
CHP’nin bugünkü yapılanmasının mimarı Sav’dan başkası değil. Baykal’ın da genel başkanlıktan gidişini ve yerine Kılıçdaroğlu’nun gelişini Sav’a bağladığı yolunda haberler hep yapılıyor. Yetkilerine kısıtlama isteği de doğrudan hedef haline geldiğini gösteriyor.
Sonuçta…
Bizim 6 Eylül’de olasılık hesabı olarak aktardığımız değerlendirmeler, bugün için ilk adımın atıldığı bir parti içi harekete dönüştü.
Önder Sav bu durumda nasıl bir savunma stratejisi hazırlar ya da hamle yapar, CHP lideri kendisine genel başkanlık yolıunu açan Sav’la ilgili konular karşısında nasıl bir tavır takınır bilemeyiz ama Sav’ın işinin çok kolay olmadığı da buradan bile gözüküyor.
Üstelik bu durum, Sav’ın dizayn ettiği CHP örgütlerini de çok yakından ilgilendiriyor.
