Haberi duyduğumuzda, gözlerimizin önünden de aklımızdan da pek çok şey geldi geçti. Açıkça söylemek gerekirse, yaşanana bir anlam verebilmek hiç de kolay değil.
Düşünün…
Ülkenin batı kentlerinde diğer siyasi partiler gibi yaygın örgütlenme yapamayan BDP, referanduma yönelik boykot kararını partililerine duyurmak için Bursa’da miting düzenliyor.
Ajansların haberlerinde aktarılanlara göre, mitinge yaklaşık 500 kişilik bir topluluk katılıyor.
İşte…
Bu miting sırasında, kürsüde konuşmakta olan BDP Milletvekili Akın Birdal yumruklu saldırıya uğruyor.
Sonra da…
Alandaki partililer ellerindeki sopalar ve taşlarla saldırganı linç etmeye çalışıyorlar. Topluluk bir yandan da polislere yöneliyor.
Akın Birdal adına üzüldük.
Yıllarca insan hakları alanında verdiği insancıl mücadelesiyle bilinen, geçmişte Ankara’da uğradığı silahlı saldırı nedeniyle ağır yaralanıp günlerce yaşam mücadelesi veren Birdal’ın bugün Bursa’da yumruklu saldırıya uğramasını kesinlikle kınıyoruz.
Ancak…
Bu olayda aklımızın almadığı bazı noktalar var.
Örneğin…
Bir partinin mitingi sırasında o partinin karşıt görüşünde bir kişinin gelip kürsüye kadar ulaşması ve kürsüde konuşanı yumruklamayı başarması hiç de normal bir olay gibi gelmedi bize.
Dahası…
Mitingdeki saldırının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin Şehreküstü Meydanı’ndaki mitinginde yaptığı konuşmada Bursa’nın huzurundan söz edip, İnegöl’de yaşanan olayları tamamen provokasyon olarak tanımlamasından üç gün sonra yaşanması bize anlamlı geldi.
Yine…
Aynı bağlantının devamı olarak, Başbakan’ın söyleminden 3 gün sonra, referandumdan da bir gün önce Bursa gibi Anadolu’nun her köşesinden, Balkanlar’dan ve Kafkaslar’dan gelen insanların huzur içinde yaşadığı bir kentte, hem de bayram günü gerçekleşmesi kafamızı daha da karıştırdı.
Kürsüye çıkıp Birdal’ı yumruklayan kişinin ne kadar gözü kara olursa olsun, meydanda toplananların kendisine saldıracağını bilmemesi düşünülemez bile.
Bu sorular arasına…
Bursa’da miting yapacak kadar kalabalık toplayamayacağını bilmesine karşın BDP’nin referandumdan bir gün önce ve bayram günü gelip miting yapmasını, üstelik Güneydoğu illerinde boykot kararının yumuşadığına dair haberlerin medyada yer aldığı bir süreçte Bursa’da boykot çağrısı içeren miting organize etmesini de anlamak hiç kolay değil.
Açıkça söylemek gerekirse…
Gökdere Meydanı’ndaki mitingde kafaları karıştıran provokasyon gibi saldırıdan çok rahatsız olduk.
Bu noktada…
Bursa’da yaşayanlar olarak bugüne kadarki sağduyulu ve soğukkanlı yaklaşımlarımızı korumalı, referanduma artık saatler kala tahriklere kapılmamalıyız.
Bursa’da huzurlu bir şekilde, el ele ve omuz omuza yaşadığımızı herkese göstermeliyiz.
