Çarpıcı bir kongre çelişkisi: Salonda genel merkeze tepki gösteren DP delegesi genel merkezin adayını seçti

İlk kıvılcımı 15 Nisan’da yine mahkeme kararıyla ve kayyum nezaretinde yapılan Mustafakemalpaşa İlçe kongresindeki adaylık konuşmasında Cüneyt Ok çaktı.
Aynı zamanda Merkez Sağ Hareketi Bursa Temsilcisi de olan DP Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Cüneyt Ok’un çok önemsediğimiz konuşmasını bu sayfalardan “Demokrat Parti Genel Merkez yönetimine Mustafakemalpaşa’dan yumruk gibi demokrasi, vizyon ve lider tarifi” başlığıyla yayınladık.
Aslında…
Bir ilçe kongresinden çok, kurultay manifestosunu andıran o konuşmada Ok gerçekten de DP Genel Merkezi’nin hatalı uygulamalarına yönelik çok önemli tespitler yapıyor, özellikle Genel Merkez’in dikkate alması gereken çok ciddi eleştiriler getiriyordu.
Gelin görün ki…
Gördüğümüz kadarıyla bu konuşma Demokrat Parti yönetim kademelerinde pek fazla umursanmadı.
Ama…
Genel Merkez’in elini sokup kendi getirdiği ekibi ortada bırakarak yeni bir aday için müdahil olması, görevden almalar ve garip uygulamalarla zaten dolmuş bulunan DP delegesinin cumartesi günü Buttim’de yapılan il kongresinde Genel Merkez temsilcilerine patlamasına yol açtı.
Salondaki izlenimlerimizi dün bu sayfalardan “Böylesi görülmedi… Kürsüye her çıkan genel merkezi fırçaladı, delege divan başkanına patladı, DP kongresinde alkışlar Çiller için yükseldi” başlığıyla aktardık.
Dahası…
Yapılan konuşmalar ve DP Genel Merkezi’nin kongreye gönderdiği başta Teşkilat Başkanı Baki Mert olmak üzere temsilcilerinin düştüğü çaresizlik, bu patlamanın Bursa ile sınırlı kalmayacağını gösteriyor.
Bununla birlikte…
Kongre izlenimlerimizi ve değerlendirmelerimizi aktardığımız yazıya sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta yapılan yorumlar arasından ikisi özellikle dikkatimizi çekti.
Çünkü…
Bu iki yorum, kongrenin çelişkisi anlamında çok özel bir gözlemi de ortaya koyuyordu.
Örneğin…
DP il delegesi olarak kongre salonunda bulunan Yusuf Özkök, yazımızın altına Facebook’ta yaptığı yorumda gözlemini şöyle aktarıyor:
“Kürsüde konuşan Genel Merkez yöneticilerine tepki var. Konuştukları her şey tenkit ediliyor. Ondan sonra da Genel Merkez’in belirlediği bir aday seçiliyor. Bu delegeye de şaşarım doğrusu. Kimse ne yaptığını bilmiyor. Genel Merkez yönetiminden alt kademedeki üye delegeye kadar tutarsız davranıyorlar. Yaptıkları, dedikleri bir birini tutmuyor. Allah tez zamanda aklımızı başımıza getirsin inşallah.”
Bu çarpıcı gözleme dayalı yorumun hemen altında bu kez bir başka DP İl Delegesi olan Sönmez Bayrak’ın gözlemi var.
O da…
“Size katılıyorum” diyerek Yusuf Özkök’ün gözlemini teyid ettikten sonra şunu yazıyor:
“Söylenenler aynı… Söyleyenlerin biri Genel Merkez yöneticisi, diğeri Abdullah Biçen. Önümde aynı delege… Birini alkışlıyor, birini protesto ediyor. Durum ortada…”
Bu çarpıcı gözlemlerin üzerine yorum yapmak gerçekten çok güç.
Akla gelebilen iki nokta var:
Birincisi…
Abdullah Biçen’in eski ve sevilen bir partili olması delegeyi Genel Merkez’e tepki gösterirken Genel Merkez’in adayına oy vermeye itmiş olabilir.
Yani…
Bu sonuçta Abdullah Biçen’in şahsına duyulan güven öne çıkmış olabilir.
İkincisi…
DP delegeleri Genel Merkez uygulamalarına tepki gösteriyor, mahkemenin getirdiği demokratik ortamdan keyif alıyor ama partinin mahkemeye götürülmesine de pek hoş bakmıyor. Ersel Oytun’un kimi kurmaylarına tepkisel bir durum doğmuş da olabilir.
Bu da başka bir kongre çelişkisi olarak ortaya çıkıyor.
Böyle bir değerlendirme de Ersel Oytun’un 116 oy almasını ve 136 oya ulaşan Abdullah Biçen’in yalnızca 20 oy gerisinde kalmasını önemli hale getiriyor.
Demek ki…
Oytun kurmay yapısı bakımından daha nötr bir görüntü sergileyebilseymiş en azından alabileceği oyları daha rahat alır ve sonuca yürüyebilirmiş.
Sonuç olarak…
Demokrat Parti hem salon görüntüleri, hem sonuç analizleriyle çok çarpıcı bir kongre yaptı.
Böyle bir kongrede İl Başkanı seçilen Abdullah Biçen ise yarın, yani 10 Mayıs 2010 Pazartesi günü öğleden sonra Haşim İşcan Caddesi’ndeki DP İl Başkanlığı’na gidip görevi devralacak.