Bursa’da günde 276 bin metreküp su tüketiyoruz, ama “temiz su” için gereken önemi göstermiyoruz

Bursa için düşünce üretmek, kentin sorunlarına projektör tutmak ve bu yolla “kent yaşamını” kolaylaştırmak hedefiyle çalışan önemli sivil toplum örgütleri var. Bu yönde çalışan, Bursa’yı düşen sivi toplum örgütlerini hepsini çok önemsiyoruz.
Ama…
Bunlar arasında kent birikimi kabul edilecek kent için düşünen ve üreten isimlerin deneyimlerinden kentin yararlanmasını amaçlayan Sivilay’ın ayrı bir yeri olduğunu özellikle vurgulamak gerekiyor.
Nitekim…
Sivilay hafta içinde önemli bir organizasyona imza attı ve Bursa’yı her yönüyle masaya yatıran bir panel düzenledi.
Paneldeki konuşmaların haberleri yerel gazetelerde yer aldı. Buradan yükselen çığlıklar arasında, gerçek bir Bursa aşığı olduğunu her ortam ve fırsatta sergileyen Bursa Ticaret Borsası Başkanı Rıza Aydın’ın ovadaki yapılaşmanın ulaştığı boyutu gösteren konuşması dikkat çekiciydi.
Aydın’ın gazetelerde yayınlanan tespit ve görüşlerine aynen katılıyoruz.
Dahası…
Biliyoruz ki, bir gün herkes kendisine hak verecek ama iş işten geçmiş olacak ve elde değerli toprağa sahip ova kalmayacak.
Aynı panelde…
Yıllardır Bursa aşkıyla kent konularına yaklaşan, Bursa için araştırıp düşünen ve Nilüfer Kurucu Belediye Başkanı olarak da bugünkü modern ve yeni Bursa’nın temellerini atan Ziya Güney de mutlaka kayda geçirilmesine inandığımız önemli bir konuşma yaptı.
O da…
Bursa’daki su kaynaklarını ve su tüketimi sırasında bu kaynakların nasıl hoyratça kullanıldığını gözler önüne serdi.
Yani…
Tıpkı ovanın değerli topraklarına gereken önemi gösteremediğimiz gibi, hoyratça su kullanımıyla Bursa’nın su kaynaklarına gereken değeri veremediğimizi anlattı.
Bunu yaparken de, öncelikle mevcut durum tablosu çizdi:
“Kentimizde günlük su tüketimi 276 bin metreküp. Bunun 186 bin metrekübü yani  yüzde 67’si Doğancı Barajı’ndan, 75 bin metrekübü yani yüzde 27’si derin kuyulardan, yüzde 6’yı oluşturan 15 bin metrekübü ise Uludağ kaynaklarından karşılanıyor.”
Buna karşılık…
Mevcut su rezervleri hakkında şu bilgiyi verdi:
“Bursa’da 210 milyon metreküp yeraltı su rezervi var. Bunun 150 milyon metrekübü DSİ’ye, geri kalan 60 milyon metrekübü de Buski’ye ye ait.”
Ardından…
Tüketilen suyun geri kazanımı ve doğaya dönüşünde temiz kalabilmesi için gerekli olan atık su tesislerine ve kapasitelerine dikkat çekti:
“Büyükşehir Doğu Arıtma tesisi 240 bin metreküp, Büyükşehir Batı Arıtma 87 bin metreküp, BTSO 90 bin metreküp, Gürsu ve Kestel belediyeleriyle Kestel, Gürsu ve Barakfaki Organize Sanayi bölgelerini kapsayan Yeşil Çevre 55 bin metreküp, Demirtaş 70 bim metreküp, İnegöl Organize Sanayi Bölgesi 130 bin metreküp, Nosab 10 bin metreküp, Badırga Deri Sanayicileri ise 30 bin metreküp.”
Eklediği şu bilgi ise rahatsız edici:
“Kentimiz ve yakın çevresindeki, 14 Organize Sanayi Bölgesi’nden diğerlerinde, yani 7 Organize Sanayi Bölgesi’nde arıtma tesisi yok.”
Daha acısı şu:
“Doğu Bölgesinde Vakıf ve Samanlı yerleşim birimleri içindeki boyahanelerin atık suları arıtılmadan Nilüfer Çayı’nın bir kolu olan DSİ drenaj kanalına veriliyor.”
Devamında bir başka acı tablo var:
“Batı bölgesindeki Çalı, Kayapa, Hasanağa, Akçalar ve Görükle yerleşim birimleri ile buralardaki sanayi bölgelerinin arıtma tesisleri yok.”
Yıllardır bilinen ama henüz önlem alınmayan bir başka tehlike şu:
“Uludağ’daki 1. ve 2. yerleşim bölgelerinde bulunan turistik otellerin arıtma tesisleri olmadığı gibi buralardan gelen atıksular Bursa’nın Uludağ’dan gelen içme suyu kaynakları için büyük bir kirlenme riski oluşturuyor.”
Peki…
Suyu korumak ve tüketirken daha rantabl kullanmak için neler yapmak gerekir?
Ziya Güney onları da madde madde sıralıyor:
Bir…
“Bursa Doğu Bölgesi’nde arıtma tesisi bulunmayan, atıksularını arıtmadan DSİ drenaj kanalı vasıtası ile Nilüfer Çayı’na bırakan Hasanköy, Vakıf ve Samanlı’daki boyahanelerin arıtma tesislerinin  bir an önce yapılması sağlanmalı.”
İki…
“Bursa Batı Bölgesi’ndeki Çalı, Kayapa, Hasanağa, Akçalar ve Görükle yerleşim birimleri ile buralardaki sanayi bölgelerinin aynen Doğu Bölgesi’nde Yeşil Çevre projesinde olduğu gibi müşterek arıtma tesisleri kurmaları ilgili kuruluşlarca teşvik edilip desteklenmeli.”
Üç…
“Uludağ’daki 1. ve 2. yerleşim alanlarında bulunan turistik tesisler ile kamu kuruluşlarına ait sosyal tesislerin arıtma sistemlerini müşterek olarak Uludağ’da veya kanalizasyon hattı ile Bursa’ya getirip Bursa kanalizasyon şebekesine bağlayarak çözülmesi sağlanmalı.”
Dört…
“Bursa ve yakın çevresindeki arıtma tesislerinden çıkan ve günde 700 tonu bulan arıtma çamurlarının uygun teknolojiler kullanılarak bertarafını sağlayacak projeler hayata geçirilmeli.”
Beş…
“Yerleşim birimleri ile sanayi bölgelerinden arıtma tesislerine giden kolektör hatlarındaki havalandırma bacalarından atık su alınarak meyve ve sebze sulanmasının insan sağlığı açısından taşıdığı hayati önem dikkate alınarak, mutlaka önlenmeli.”
Altı…
“Aynı şekilde arıtılmış dahi olsa tarımda kullanılması mahzurlu sular ile de meyve ve sebze sulanması yasaklanmalı.”
Yedi…
“Gerek yerleşim birimlerimizde, gerekse sanayi bölgelerimizdeki yağmur suyu kolektör inşaatları bir an önce tamamlanarak hem kanalizasyonların ekonomik ömürleri uzatılmalı, hem de arıtma tesislerinin daha verimli çalışması sağlanmalı.”

İlgili Reklamlar