Yeni tartışma: Kürt açılımı çözüm mü, bölünme mi getirir?

Yeni tartışma: Kürt açılımı çözüm mü, bölünme mi getirir? İmralı’dan önce Kürt açılımı hazırlayan hükümet görüş topluyor. Bunun terörü bitirmesini bekleyen de var, Bahçeli gibi ülkeyi böleceğini düşünen de. Yeni tartışmada kaygıları giderecek güvence gerek…


Anladığımız kadarıyla, uluslararası masada alınan ya da çalışılmakta olan bazı kararlar var.

Daha doğrusu…

Amerika’nın Irak’tan çekilme planı ve sonrasına ilişkin şekillendirmelerin hazırlıkları yapılıyor.

Bunun içe dönük yansımasının ilk sinyalini bir süre önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül vermişti. “Çok güzel şeyler olacak” diyen Cumhurbaşkanı’nın sözleri, Güneydoğu ve Kürt sorunuyla ilgili gelişmelerin yaşanacağı, PKK terörünü bitirecek hamleler geleceğinin işareti algılandı.

Biraz zaman geçti, bu kez Başbakan Recep Tayyip Erdoğan demokratik haklar kapsamında Kürt açılımı mesajı verdi.

Bunu…

İmralı’daki bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın’ın bir plan üzerinde çalıştığı ve 15 Ağustos’ta açıklayacağı haberleri izledi.

Sonrasında…

Hükümet daha hızlı hareket etmek adına kendi açılımını hazırlamakta olduğunu duyurdu.

Gerçi…

Hükümetin hazırladığı paketin içeriği bilinmiyor, ama başta tüm siyasi partiler, herkesin bu görüş açıklaması, hatta destek vermesi bekleniyor.

Bu beklentiden; hükümetin, açıklanan görüşleri de değerlendirerek planını hazırlamak istediği, hatta her kesimin katkı koyduğu bir çözüm hedeflediği anlamını çıkarmak istiyoruz.

Nitekim…

Önceki gün de İçişleri Bakanı bazı gazetecileri toplayıp “Ne önerirsiniz?” diye sordu.

Bütün bu aşamalar elbette önemli.

Ancak…

Üzerinde çalışılan plan, Türkiye’nin en büyük başağrısı bölücü terörü de kapsıyor.

Tartışmalar da buradan çıkıyor.

Cumartesi günü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi dinlerken, iki cümlesinin altını çizdik:

Bir…

“Demokratikleşme sürecine sevinenler arka planda neyi düşündüklerini açıklamalı.”

İki…

“Demokrasiyle demokratikleşme arasında çok ince çizgi var. Türkiye’ye kurulan tuzağı görmek zorundayız.”

Bu iki cümleden…

Bahçeli’nin henüz söylemediği başka bazı bilgilere sahip olduğunu düşünmek, ya da ciddi kaygılar yaşadığını çıkarmak mümkün.

••••••••••

Gelinen noktada Türkiye şu iki soruya cevap arıyor:

Bir…

Kürt sorunu açılımında hükümetin muhatabı kim olmalı?

İki…

Bu plan, ileride Türkiye’nin bölünmesine yol açacak bir altyapı oluşturur mu?

İlk sorunun cevabı belli:

Demokrasilerde seçilmiş yönetimi hükümet oluşturuyor. Doğal olarak muhatabı da seçilmiş olmalı.

Yani…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunan DTP, bölgeye yönelik çalışmaların muhatabı olmalı.

Gelin görün ki…

Önce DTP muhatap olmamak için elinden geleni yapıyor ve sürekli başka adresler gösteriyor. Sonra da hükümet bölgede DTP’nin daha da gelişmesine yol açacak bir işbirliğini düşünmüyor.

Daha açık söylemek gerekirse, siyasi rantı kendisi toplamak istiyor.

İkinci sorunun cevabı ise siyasi rekabetten çok daha önemli bir noktada.

Çünkü…

Bu ülkede “ne olursa olsun terörün bitirilmesi için bir an önce her şey yapılsın” beklentisi de var, Bahçeli’nin cumartesi dile getirdiği gibi “böyle bir planı ülkenin bölünmesinin başlangıcı” gören de var.

Peki…

Bu kaygıları bir potada eritip gidermenin yolu bulunamaz mı?

Elbette bulunur.

Öncelikle herkesin bir birine güvenmesi ve el ele vermeye becerebilmesi gerekiyor.

Bunun yanında, devletin zirvesi olarak tanımlanan mekanizma bugüne kadar hep toplumun güvencesi oldu. O güvene de ihtiyacımız var.

Bursaray’da Üniversite etabından tasarrufla sağlanan yeni güzergah ve akla gelen “Ben olsaydım” sorusu

Bu sütunların okurları, Bursaray’ı Uludağ Üniversitesi’ne ulaştıracak C Etabı ile ilgili gelişmeleri daha seçim döneminin çok öncesinde okudular.

Devlet Planlama Teşkilatı, çok pahalı bulduğu ihaleyi durdurma kararı almıştı.

Seçim sonrası Büyşükşehir Belediyesi yeni yönetiminin ilk el attığı da bu oldu. Güzergahta maliyeti arttıran ve gereksiz olan tüneller kaldırıldı.

Sonucu da geçenlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe açıkladı.

Buna göre…

6 bin 500 metre uzunluğundaki Üniversite Etabı’nda proje değişikliğiyle 2 bin 300 metre tasarruf sağlanıyor.

Ancak…

İhale ve yer teslim yapıldıktan sonra bu değişiklik pek kolay değil. En azından yüklenici firmanın kazanılmış hakları var ve Tahkim’e gitmesi halinde Büyükşehir daha yüklü bir tazminat altına girebiliyor.

O nedenle…

Yine bu sütunlardan gelişmelerini aktardığımız gibi, firmayla görüşmeler yapıldı ve sonunda müteahhit ikna oldu.

Buna karşılık olarak da, Üniversite Etabı’ndan sağlanan tasarrufla mevcut hatlardan birinin uzatılması gündeme geldi.

Büyükşehir bu noktada tercihini Organize Sanayi Bölgesi’nde biten etabı Emek girişine kadar uzatmakta kullandı.

Böylece…

6 bin 500 metre uzunluğundaki Üniversite Etabı’ndan sağlanan tasarrufla toplamda 8 bin 800 metre raylı sistem yapma imkanı doğdu.

Yöntem gerçekten akılcı tasarruf anlamına geldiği için Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve yönetim ekibi kutlanmayı hak ediyor.

••••••••••

Ancak…

Tasarrufla uzatılan hat seçimi yeni bir tartışma konusu.

Örneğin…

Büyükşehir’in geçen hafta yaptığı açıklamayı okurken ve bilbordlara astığı afişleri incelerken aklımıza sürekli “Ben olsaydım…” sorusu takılıyor.

Nedeni şu:

Herkes anımsayacaktır… Büyükşehir’in geçen döneminde Korupark arazisinin satışı sonrası buraya verilen yeni imar durumu kent kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı. Hatta, dava konusu oldu.

Büyükşehir’in imar artışının arkasında Ankara otoritesi arayanlar çıktı.

Sonrasında…

Dev alışveriş merkezi yapıldığında, önündeki kavşak trafiğinin etkilendiği görüldü. Geçen dönem Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hikmet Şahin o süreçte, Organize Sanayi Kavşağı’ndaki trafik sorununa çözüm için bat-çık düşündü ve bunu da trafiği kilitleyen alışveriş merkezinin sahibinin yapmasını istedi.

Ama…

İnşaat bittiği ve AVM açıldığı için firma kavşak projesine yanaşmadı.

Bütün bunları Bursa kamuoyu yakından biliyor.

Şimdi…

Uludağ Üniversitesi Etabı’ndan gerçekten akılcı çözümle büyük bir tasarruf sağlayan Büyükşehir, tercih ettiği güzergah uzatmasıyla Korupark müşterilerinin ulaşım sorununu hiç karşılıksız çözmüş oluyor.

Bu da yeni yeni tartışma konularına ve söylentilere zemin hazırlayacak özellikte.

İşte…

“Ben olsaydım…” sorusunun akıllara takılmasının nedeni bu.

Dahası…

Bu soruyu “Ben olsaydım…” diye kendi kendimize sorduk. Verilebilecek iki cevap var:

Birincisi…

Bursaray’ı Üniversite’den Görükle’ye uzatmak.

İkincisi…

Arabayatağı’nda biten B Etabı’Kestel’e kadar götürmek.

Bize göre…

Yerleşim yoğunluğu, yolcu kapasitesi ve kentin doğusunun ulaşım gereksinimleri göz önüne alındığında; Kestel’e uzatmak daha yararlı olurdu gibi gözüküyor.

MHP’nin gizli kahramanı

Bu sütunlarda Milliyetçi Hareket Partisi’nin il kongresi izlenimlerini aktarırken dün de vurguladık:

MHP organizasyonlarında gazeteci olarak çok rahat çalışıyoruz. Her şey düzenli., kimin kiminle muhatap olacağı da belli. Sorunlar anında çözülüyor, bilgi hiç saklanmıyor.

İşte…

Gazeteciler ilgilendiren bu ortamın bir de gizli kahramanı var: İl Yönetim Kurulu Üyesi Tugay Sait Seyhan.

Üstelik…

Tugay Seyhan yalnızca kongrelerde değil, MHP’nin her organizasyonunda gazetecilerin işini kolaylaştırmak için çaba harcıyor.

Başarılı bir reklamcı olan Seyhan, pazar günü MHP İl kongresinin sunuculuğunu da yaptı.

Özellikle…

Kongreyi açarken okuduğu Bursa şiiri etkileyiciydi. Yine Bursa üzerine sözleri kongreye apayrı bir hava kattı.

Gazetecilere kolaylık sağlayan Tugay Sait Seyhan’a teşekkür ediyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 03-08-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın