Birlik olup sesimizi duyuralım, büyük rüya eksik kalmasın

Birlik olup sesimizi duyuralım, büyük rüya eksik kalmasın İstanbul-Bursa-İzmir otoyolu eksik kaldı. Körfez Köprüsü’nde demiryolu mutlaka olmalı. Üstelik bu; Bursa’nın yanı sıra İzmir, Balıkesir, Kütahya, Antalya’nın da sorunu. Birlik olmanın tam zamanı…


Yol medeniyet olduğuna göre, otoyol da medeniyetteki gelişmenin en önemli işareti.

Çünkü…

Yol ulaşımı sağlarken, otoyol da kentleri ve bölgeleri bir birine yakınlaştırıyor.

Nitekim…

Son dönemin en büyük otoyol projesi olan İstanbul-Bursa-Balıkesir-İzmir Otoyolu ihalesiyle ilgili gelişmeyi dün Olay okurlarına “Rüya sonunda gerçek oluyor” manşetiyle duyurdu.

Projeyi en başından buyana çok yakından izleyenlerdeniz. Pek çok gelişmeyi de bu sütunlardan aktardık.

İhale sonuçlarına göre, Bursa Çevre Yolu’nu yapan ekibin kazanmasını, bölgeyi tanımış olmaları nedeniyle önemsiyoruz.

Ancak…

İstanbul-İzmir arasını 3.5 saate indirecek bu büyük projenin en önemli ayağını oluşturan Körfez Köprüsü geçişinin eksik kalmasını da çok önemsiyoruz.

Sürekli okurlarımız anımsayacaklar… İzmir Körfezi üzerine yapılacak asma köprüden demiryolu şeritleri kaldırıldı.

Eğer…

O köprüde demiryolu da olsaydı, İstanbul-Ankara hızlı treni Adapazarı’ndan değil, Bursa-İnegöl hattından geçecek ve güzergah çok kısalacaktı.

Ayrıca…

İstanbul-Bursa-İzmir hızlı treni gerçekleşecekti. İleriye yönelik İstanbul-Bursa-Kütahya-Antalya hızlı treninin de ilk basamağı olacaktı.

Gelin görün ki…

Biraz karayolu lobisinin isteği, biraz yatırımcının demiryolu taşımacılığından geri dönüş kazancı sağlayamayacağı gerekçesiyle maliyeti yüksek bulması demiryolu şeritlerini iptal ettirdi.

Oysa…

Bu işler bir kere olur. İleride yeni köprü yapmak hem kolay değil, hem kaynak israfı.

Onun için…

İhalede teklif alınmış olsa bile, demiryolu şeritlerini köprüye ekletmek için henüz her şey bitmiş değil.

Dahası…

Bu konu yalnızca Bursa’nın sorunu da değil.

Bursa’nın yanı sıra, Balıkesir’in, İzmir’in de sorunu.

Eskişehir’in, Kütahya’nın, hatta Antalya’nın da sorunu.

Çağrımız herkese…

Bursalılar, İstanbullular, Balıkesirliler, İzmirliler, Eskişehirliler, Kütahyalılar, Antalyalılar ve ileride hızlı tren bekleyen bu güzergahlardaki tüm illerde yaşayanlar.

Bu konu hepimizin ortak sorunu olarak önünüzde duruyor. Gelin birlik olalım, el ele verelim, sesimizi duyuralım.

Otoyoldan ve hızlı trenden beklentisi olan tüm kentlerde yaşayanlar olarak kamuoyu baskısı oluşturalım.

Kime mi?

Siyasi otoriteye elbette. Milletvekillerimizi, yerel siyasetçilerimizi, bakanlarımızı harekete geçirelim. “Hızlı tren için, demiryolu için bir daha ayrı köprü yapmak daha zor. Gelin şu işi baştan bir kerede bitirelim” diyelim.

Milletvekillerimiz Meclis’te söz alıp konuşsunlar, kararı veren otoriteyi uyarsınlar. Gerekirse kapı kapı dolaşıp lobi yapsınlar, doğruyu anlatsınlar.

Bakanlarımız hükümette ilgili bakanlıklara geleceği anımsatsınlar. Bakanlar Kurulu toplantısında hükümet kararının demiryolu hatları da geçecek şekilde Körfez Köprüsü projesinin düzeltilmesini sağlasınlar.

Bu…

Hiç kimsenin kişisel isteği ve beklentisi değil.

Bu…

Türkiye’nin batı bölgesinin ortak kaderi, pek çok kentin ileriye yönelik beklentisi.

O nedenle…

Sesimizi daha gür çıkaralım, isteğimizi ortaya koyalım ve siyasi iradeye kabul ettirelim.

Unutmayalım ki, el ele verirsek başarabiliriz. Yeter ki isteyelim. Büyük rüya eksik kalmasın.

Kabına sığmayan İnegöl, yeni baştan yeni bölgelerde planlanıyor

80’li yıların ikinci yarısıydı… Rahmetli İbrahim İşsevenler ile birlikte, dönemin İnegöl Belediye Başkanı olan Muhittin Tanoğlu’nu ziyarete gitmiştik.

O dönem…

Tanoğlu, arkasına iktidarın, yani Anavatan Partisi’nin de gücünü alarak İnegöl’ü ihya etmeye karar vermişti. En büyük destekçisi, dönemin Maliye ve Gümrük Bakanı olan Ahmet Kurtcebe Alptemoçin’di.

Bize…

İnegöl’ün bugünkü yerleşim bölgelerini olduğu gibi bırakıp yeni bir bölgeye yeni bir İnegöl kurma düşüncesini açtı.

Heyecanlıydı…

Projesini açmakla kalmadı, alıp Alanyurt’a götürdü. Çevredeki bomboş arazileri gösterip İşte yeni İnegöl’ü buraya kuracağız” dedi. Nasıl kuracağını da planlamıştı:

“Bu bölgeyi yeni bir kent olarak planlıyoruz. Kooperatifler kurarak bunu başaracağız.”

O gün…

Tanoğlu’nun anlattıklarını dinledikten sonra, tepeden karşıdaki İnegöl’e bakıp şöyle demiştik:

“Başkan seninki tam bir hayal. Buraya İhegöl’den kimse gelmez.”

1989 yerel seçiminde İnegöl Belediye Başkanlığı koltuğuna Cemal Arık oturdu.

O da bir gün bizi aldı, Alanyurt’a götürdü. Müthiş bir şantiye görünümü oluşmuştu. Binalar yükseliyor, yollar ortaya çıkıyordu.

Şaşırdık…

Arık da heyecanlı ve iddialıydı. “Burası İnegöl’ü kurtaracak” diyordu.

Aradan yıllar geçti…

Alanyurt’ta kooperatif inşaatları bitti, ortaya yep yeni ve modern bir yeni kent çıktı. Bizim engin öngörümüzün aksine, İnegöllüler bu yeni kente büyük ilgi gösterdiler.

Kısa sürede hiç boş yer kalmadı.

Sonra Alanyurtbelde oldu. 15 bini aşan nüfusuyla pek çok ilçeden daha büyük hale geldi.

Fakat…

İnegöl ile yakınlığı sıkıntılara yol açınca, İnegöl Belediye Meclisi’nin aldığı kararla İnegöl’ün mahallesi haline dönüştü.

••••••••••

Hafta içinde…

İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş ziyaretimize geldi. İkinci dönem göreve seçilen, üstelik oyunu arttırarak seçilen belediye başkanı Aktaş.

İki dönem üst üste seçilen Hikmet Şahin’in rekorunu egale etti. Önümüzdeki dönem seçilirse, İnegöl tarihinde bir ilki başaracak ve üç dönem seçilerek rekor kıracak.

İnegöl’de ne var ne yok?” diye sorduğumuzda önüne boş bir kağıt çekti ve çizmeye başladı.

Önce…

İnegöl’ün bugünkü merkezinin kentsel doygunluğu ve bunun sonucunda tıkanmışlığına dikkat çekti. Kentin arka tarafta dağ yamaçlarına doğru ilerlediğini, bu kez tarım alanlarının tehdit altında kaldığını anlattı.

Kentin önünü kesebilmek için geçen dönem İnegöl’ün güneyinden geçen çevre yolu yaptıklarını söyledi.

Ardından…

Huzur Mahallesi adını alan eski Çakırçiftlik ile Akhisar bölgelerini kağıt üzerinde işaretledi.

Tanoğlu’nu ziyarete gettiğimiz 80’li yılların ortalarında, Bursa Yolu kenarındaki 4 evden oluşan Çakırçiftlik bölgesinde bugün 10 bin kişi yaşadığını söyleyince gözlerimiz yerinden fırlayacaktı.

Sonra…

Akhisar’da bugün yaşayan nüfus sayısının 12 bine ulaştığını söylediğinde şaşkınlığımız daha da arttı.

4 ev kısa sürede bir ilçe büyüklüğüne ulaşıp Akhisar ile birleşmiş, İnegöl’e kadar uzanmıştı.

İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş bölgeyle ilgili düşüncesini şöyle açıkladı:

“Bu bölgeyi yeni İnegöl olarak baştan planlıyoruz. Kentsel dönüşümüyle birlikte orası yep yeni bir kent olacak. Nüfusu da 100 bini bulacak.”

Hemen sorduk:

Bu nüfus yeni bir göç dalgasıyla dışarıdan mı gelecek?

Net cevap verdi:

“Hayır, dışarıdan kimse gelmeyecek. Eski İnegöl’ü, yani merkez İnegöl’ü seyrekleştirip buraya taşıyacağız.”

••••••••••

Aslında…

Bugünkü merkez İnegöl’ün jeolojik yapısının yumuşak zemin olduğu biliniyor. O bakımdan sağlam bir zemine sahip değil.

Huzur-Akhisar mahallelerinden oluşan bölgenin zemini ise çok sağlam. İnegöl burada yeni ve güvenli bir kente dönüşecek.

Ayrıca…

Bugünkü İnegöl’de Organize Sanayi Bölgesi’nden kaynaklanan hava kirliliğinin de yeni İnegöl’de önüne geçilecek.

Dahası…

Muradiye bölgesinde yeni bir Organize Sanayi planlanıyor ki, sanayi de kentten uzaklaşmış olacak.

İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı dinlerken biz de heyecanlandık. Yeni İnegöl’ü anlatırken duyduğu heyecan bize Muhittin Tanoğlu ve Cemal Arık’ı anımsattı.

Gördük ki…

Aktaş’ta, bunları yapacak ve bir dönem daha seçilebilecek heyecan da, istek de, hırs da, inanç da var.Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 21-06-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın