Türkiye aradığı korkuyu buldu: Milliyetçi oylar!

Türkiye aradığı korkuyu buldu: Milliyetçi oylar!  Batı kentlerinde MHP, doğuda DTP`nin seçim başarısı yaşaması kimi çevrelerde iki milliyetçilik arasında toplumun baskı yaşayacağı şeklinde yorumlanıyor. Anlaşılan, Türkiye aradığı yeni korkuyu buldu. Ama…


Seçimden buyana kimi yorumlar dikkatimizi çekiyor. Milliyetçi Hareket Partisi’nin batı, Demokratik Toplum Partisi’nin ise doğu kentlerinde oylarını yükselttiği belirtilip şu yorum yapılıyor:

“Türkiye farklı iki milliyetçilik çizgisinin arasında kalabilir. Bu da toplum üzerinde yeni bir baskı unsuru olabilir.”

Kimi sohbetlerde de benzer düşünceler tekrarlanıyor. Nedense, kimilerinde yükselen milliyetçiliğe bağlı yeni bir gerilim kaygısı oluştu.

Görünüşe göre…

Yıllarca komünizm ve şeriat gibi her an gelebileceği varsayılan akımlarla korkan ya da korkutulan toplumumuz, önümüzdeki dönem için yeni korkusunu buldu.

Bu tür yorum ve söylemlere katılmıyoruz.

Demokraside, her siyasi akıma ve görüşe saygı var. Bunun karşılığında ise, her siyasi akım ve görüşün kendini topluma anlatabilme zorunluluğu var.

Eğer…

Doğu ve Güneydoğu illerinde DTP egemenliği oluşmuşsa, bunun geri planına bakmak gerekiyor. Orada da, DTP ile yalnızca AK Parti’nin yarışabildiği, diğer partilerin olmadığı görülüyor.

Öyleyse…

Türkiye’deki tüm siyasi partilerin öncelikle kendilerini gözden geçirip, Doğu ve Güneydoğıu dahil ülkenin her yerinde siyaset yapabilmeleri gerekir.

Aynı şekilde…

DTP’nin de kendini Doğu ve Güneydoğu’ya hapsetmeden, ülkenin bütününde siyaset yapabilmesi gerekir.

Bu başarıldığında, hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki siyaset kendi kurallarıyla buluşmayı sağlar.

Onun için, yeni korku senaryolarına gerek yok.

Sanayi kentlerinde ciddi gerileme yaşayan AK Parti Bursa’da oyunu korumayı nasıl başardı?

Seçim sonuçları değerlendirilirken, hemen herkes şu noktada birleşiyor:

Yaşanan ekonomik kriz, bu seçimde belirleyici unsur oldu.

Özellikle…

Sanayi kentlerinde yaşanan işsizlik ve talep daralması nedeniyle ticaretin durması gibi unsurlar seçmen eğilimlerini etkiledi.

Nitekim…

Türkiye genelindeki sonuçlara baktığımızda bunun yansımaları görülüyor. 6.5 yıldır iktidar olmanın da getirdiği yorgunlukla Adalet ve Kalkınma Partisi’nin konjonktür nedeniyle oy kaybettiği anlaşılıyor.

Buna karşın…

Pazartesi ve salı günleri yine bu sütunlarda vurguladığımız gibi, işsizlik ve ticari sıkıntıdan en fazla etkilenmesi gereken kentler arasında Bursa ön plana çıkıyor.

Çünkü…

Bursa hem sanayi kenti, hem de metropol kent.

Olumsuzluktan en kolay etkilenecek Bursa gibi bir kentte toplumun yaşadığı sorunlar nedeniyle iktidar partisinin ciddi oranda oy kaybetmesi gerekiyordu.

Oysa büyük bir sarsıntı yaşanmadı.

Dahası…

AK Parti’nin, geçmiş seçimlerdeki oylarına yaklaştığı anlaşılıyor.

Bu durumda da akıllara şu soru geliyor:

AK Parti, Bursa gibi ekonomik krizi en en ağır yaşayan bir ilde oylarını korumayı nasıl başardı?

••••••••••

Aslında…

Sorunun cevabını, seçimden bir gün önce, cumartesi günü gözlemleme fırsatı bulduk.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik cumartesi günü Bursa Gazeteciler Cemiyeti ile Bursa Gazeteciler Sosyal Hizmet ve Emeklilik Vakfı’nı ziyarete geldi.

O gün…

BGC Başkanı Nuri Kolaylı, cemiyetimizin sahip olduğu ve Türkiye’de tek olan Basın Kültür Sarayı ve Magazin Alışveriş Merkezi’ni de gezdirirken Çelik işyerlerine uğrayıp esnafa selam verdi.

Ziyaretlerde…

Bazı işyerlerinde “Size oy vermeyeceğim” diyenler oldu. Bakan Çelik oralarda dakikalarca insanlarla konuştu, neden oy vermeyeceklerini öğrenmeye ve o konularla ilgili açıklamalar yapıp ikna etkmeye çalıştı. İkna etmeden de dükkandan çıkmadı.

Yani…

Bir tek oyun bile peşini bırakmadı.

Yanı sıra…

Merkezdeki mahallelerden en uzak ilçelere kadar partisinin her organizasyonuna katıldı, herkesle konuştu. Gecenin üçünde bile mahalle gezileri yaptı.

Şu bir gerçek ki, AK Parti’nin en önemli kozu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’ti, o da topluma güven veren tarzını sürdürdü.

Ayrıca…

AK Parti milletvekilleri karınca gibi her yerde çalıştılar, her kapıyı çaldılar. İl Başkanı Sedat Yalçın önderliğinde il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları ve yöneticileri topluca teşkilat seferberliği ilan ettiler.

Çıkan sonuç şu:

Tüm bu çalışmalarda AK Parti sözcüleri krizi, nedenlerini ve nasıl aşılacağını topluma anlatmayı başarmışlar ve halkı iyi bilgilendirmişler ki, oylarını da korumuşlar.

Bursa’nın başarısının siyaseten başka izahı olabilir mi?

Mudanya’nın farklı seçimi

Seçim sonuçları genellikle kazanan parti açısından ele alınıp değerlendiriliyor.

Oysa…

Kimi yerlerde çok değişik çalışmalar ve çıkan farklı sonuçlar var.

Örneğin…

Mudanya’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin çalışma programını yapan eski dost Rıdvan Çalışkan’la dün konuştuk.

İl Genel Meclisi’ne seçilen Çalışkan, sonucun CHP için mağlubiyet olmadığını düşünüyor.

Bunu da şu sözlerle dile getiriyor:

“Mudanya’nın köylerinde birinci parti olduk. Bademli’de oyumuz yine aynı şekilde. İl Genel Meclisi’nde ikinci partiyiz. 4 İl Genel Meclisi üyeliğinden ikisini biz kazandık, ikisini AKP aldı.”

Çalışma temposunu anlattı:

“Çok yoğun bir çalışma temposu sergiledik. Milletvekillerimiz Kemal Demirel ve Abdullah Özer birkaç kez gelip köyleri dolaştılar.”

Şunu ekledi:

“Ayrıca eski milletvekillerimiz Yahya Şimşek ve Mehmet Küçakaşık davetlerimizi kırmadılar ve gelip çalışmalara destek verdiler.”

Daha çok, gündeme pek gelmeyen İl Genel Meclisi seçimiyle ilgili bilgiler verdikten sonra, belediye meclisi tablosunu da anımsattı:

“Mudanya’da çok dengeli bir belediye meclisi oluştu. AKP’nin 7 sandalyesine karşın CHP olarak bizim 5, Anavatan Partisi’nin 2 sandalyesi var.”

Şu nokta önemli:

“Mecliste eşitliği başkanın oyu bozacak ama, çıkan tablo şu: Başkanın muhalefete ihtiyacı var. Bu da Mudanya’nın yararına olacak.”

Ahmet Kömbe ve siyasi başarı

29 Mart seçimleri öncesinde tüm siyasi partileri ve çalışmalarını izledik. En sıkıntılı Anavatan Partisi İl Başkanı Ahmet Kömbe idi.

Aday bulmakta zorlandı. Fedai rolü üstlenen adayları için kampanya yapacak parayı zaten bulamadı. Büyük sıkıntılar yaşadı.

Mudanya’da Erol Demirhisar’ın kişisel performansıyla iddialıydı. Çok zorladılar ama az farkla kaybettiler. Orhangazi’de rahmetli Turgut Ünlü’nün eşi Zehra Ünlü ve İlçe Başkanı Halil Uysal’ın çabasıyla İsmail Tartar seçimi kazandı.

Anavatan Genel Başkanı Salih Uzun da gelerek o sürece katkı koydu.

Diğer partilerin desteğiyle de olsa Anavatan Partisi’nin elinde Orhangazi Belediyesi var.

Yöneticilerinin ayakları yerden kesilen kimi partiler ilk kez belediye başkanı çıkaramazken Orhangazi bu seçimde Kömbe’nin başarısı oldu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 01-04-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın